Ana Sayfa EDEBİYAT 2020 MERCEK ALTINDA

2020 MERCEK ALTINDA

2020 yılının yayıncılar üzerindeki etkisini, okura yansımalarını ve gelecek yayın programlarını öğrendiğimiz 36 yayıncı ile tamamladığımız soruşturmamızın ikinci bölümünde Domingo Yayınevi, Epsilon Yayınevi, Everest Yayınları, Fol Kitap, Genç Destek Yayınları, Günışığı Kitaplığı, İnkılâp Kitabevi, İthaki Yayınları, İthaki Çocuk, Kafka Kitap, Karakarga Yayınları ve Kırmızı Kedi Yayınevi yer aldı. 

Bu yıl yayıncılarımıza sunduğumuz sorularımıza ve gelen cevaplara koronavirüsün etkisi kaçınılmaz bir şekilde bulaştı. Bu yılki soruşturmamızın çatısını şu sorular oluşturdu:

1) Koronavirüs salgınıyla geçen 2020 yılı yayıncılık dünyasını nasıl etkiledi? Bu süreçte yayınevi olarak neler deneyimlediniz?

2) Bu yıl okur en çok hangi kitaplarınızı tercih etti? Bu yılın özel şartlarını göz önünde bulundurduğunuzda daha çok hangi türe eğilim gösterildi?

​​​​3) Gelecek yayın döneminde salgının etkilerini görecek miyiz? 2021’de okurlarınızla hangi kitapları ve yazarları tanıştırmayı planlıyorsunuz?

Domingo Yayınevi – Genel Yayın Yönetmeni Murat Arayıcı

1-Yayıncılık sektörünün tüm bileşenleri için tek bir şey söylemek imkansız. Dükkanları uzun müddet kapalı kalan kitapçılar için berbat, internet kitapçıları için ise iyi bir yıldı. Yayıncılar açısından odaklandıkları alanlara göre farklılaşmalar olsa da ortalamaya vurduğumuzda dünyada kitap satışlarının geçen yıla yakın gerçekleştiğini söyleyen veriler ağırlıkta. Domingo için konuşursak, internet satışları, kitapçı kanadında oluşan satış kaybımızı kapatmayı başardı, bu açıdan şanslıydık. Lakin özellikle yetişkin kitapları tarafında yayın planındaki pek çok yeni kitabın basımını ertelemek zorunda kaldık. Bastığımız zaman da fark edilir kılmakta zorluk çektik. Bu açıdan bakarsak, bu yıldan öğrendiğimiz şeylerden biri, kitapçılar olmadan yeni kitap lansmanının yavan kaldığı.

2- Türlere göre bakarsak yılın galibi açık ara çocuk kitaplarımız oldu. Sanırım genel için de geçerli bu durum. Evde olmak ve uzaktan eğitim, çocuk kitaplarına talebi ciddi oranda artırdı. Çocuk kitaplarının Türkiye’de hâlen kitapçılardan çok sosyal medya üstünden tanınan/tanıtılan bir alan olması da bunda etkili oldu bence. Kendimizden örnek verirsem, yetişkin kitaplarında yeni kitap çıkarmaktan çekinirken, çocuk kitaplarında çok duraksamadan yayın planımıza sadık kaldık ve onları duyurmakta çok da güçlük çekmedik.

Kitap bazında konuşursak, kurgu dışında Leonardo Da Vinci biyografisi, IncognitoEşyanın Tabiatı; roman-anı tarafında TalebeZamanı Durdurmanın Yolları ve Reenkarnasyon Blues, çocuk tarafında ise Atlas, İnsan Vücudu Tiyatrosu, Komik Hayvan İsimleri Bakanlığı, Kaşif ve Duygularım özellikle tercih edilen kitaplarımız oldu. Geçtiğim günlerde çıkardığımız üç kitap; Harita Üzerinde, Kuşların Felsefesi ve Maymun Yılı da bu listeye eklenecek gibi duruyorlar.

3-Niyetimiz 2021’e normal bir yıl muamelesi yapmak, umarım kendisi için de uygundur. Roman kısmında Matt Haig’in geçtiğimiz hafta Goodreads okurları tarafından yılın en iyi romanı seçilen kitabı Midnight Library geliyor. Ayrıca bu yıl neredeyse bütün “en iyiler” seçkilerine dahil edilen Hamnet’in yazarı Maggie O’Farrell’ı okurla buluşturacağız. Kıvanç Güney’in çevirisiyle önce I AM I AM I AM, sonra Hamnet geliyor. Bizi heyecanlandıran bir başka kitap ise Begüm Kovulmaz çevirisiyle yayımlayacağımız Notes to Self – Emilie Pine. Kurgu dışına gelirsek, Domingo’nun bir rüyası gerçek oldu ve bir Bill Bryson kitabının Türkiye yayıncısı olmayı başardık. The Body, bir kaç aya Zeynep Tozar çevirisiyle rafta olacak. David Eagleman’ın son kitabı Livewired yine 2021 planlarımızda. Son olarak Merlin Sheldrake’in yazdığı ve Şiirsel Taş tarafından çevrilecek Entangled Life bizi sabırsızlandıran kitaplardan bir diğeri. Çocuk tarafında Atlas’ı yaratan ikiliden yine hem göze hem de zihne ziyafet bir kitap geliyor: Under Water, Under Earth.

Epsilon Yayınevi ve Kafka Kitap Yayın Yönetmeni Aslı Tunç

1- 2020 yılı pek çok açıdan zor bir yıl oldu. Mart ayı ve onu takip eden üç dört ay boyunca baskı, dağıtım, perakende süreçleri durma noktasında geldi, fuarlar iptal oldu ve döviz kurlarında beklenmedik dalgalanmalar yaşandı. Bu dönemde kitaplarımızı yayıma hazır hâle getirmeye devam ettik ancak baskıya yollamadık. İçinde bulunduğumuz şartlar sebebiyle yayın planımızı güncelleyerek kitaplarımızın bir kısmının baskı tarihini ötelemek durumunda kaldık. İhtiyaçların büyük bir kısmının e-ticaret sitelerinden karşılandığı günlerde bu kanallarda satılan kitap sayısı da arttı ancak gerçekleşen artışın toplam satış kaybını telafi ettiğini söyleyemeyiz. Diğer taraftan hem okurların kitaplara rahatlıkla  ulaşabilmesi hem de sektörün biraz olsun nefes alabilmesi açısından e-ticaret sayesinde gerçekleşen satışlar son derece önemliydi. Son bir yıldır www.kitap365.com sitemize yatırım yapmanın, e-ticaret konusunu önceliğimiz hâline getirmenin ne kadar doğru bir karar olduğunu gördük.

Eylül ayı itibarıyla Epsilon, Kafka Kitap ve Uçan Fil’de yayın programına kaldığımız yerden devam ettik. Okurların son üç ayda yayımlanan kitaplarımıza gösterdiği ilgi yılın genel performansını olumlu anlamda etkiledi.

Bu yılın en önemli gelişmelerinden biri de Kafka Kitap ve Uçan Fil logolarını yenilemek, farklı bir marka kimliği yaratmak oldu. 2021 yılında her iki markada da ciddi büyümeler hedefliyoruz

2- 2020 Harper Lee, David Nicholls, Sarah Jio, Prof. Dr. Üstün Dökmen gibi önemli yazarları ailemize kattığımız ve kitaplarını yayımladığımız bir yıldı.

Her türde, okurlar tarafından daha fazla sevilen ve öne çıkan kitaplar vardı. Belli bir tür daha fazla ilgi gördü diyemem. Sadece çocuk kitaplarında genel olarak bir daralma yaşandığını ve yıllardır çoksatar yazarların kitaplarının bile satışının düştüğünü söyleyebilirim. Uzaktan eğitimi ve çocukların geçen yıllardaki gibi kitapçıları rahatlıkla ziyaret edemediklerini göz önüne aldığımızda bu durumu normal karşıyoruz.

Özellikle pandeminin başlarında en fazla ilgi gören kitaplarımızdan biri Benjamin Graham’ın Akıllı Yatırımcı kitabıydı. Büyük bir heyecanla beklenen Stephenie Meyer’in Gece Yarısı Güneşi, ciltli edisyonunu da yayımladığımız Harper Lee’nin Pulitzer ödüllü başyapıtı Bülbülü Öldürmek, Immanuel Tolstoyevski’nin Safsatalar Ansiklopedisi, Dr. Burkay Adalığ’ın İmbikten Kadehe, Prof. Dr. Üstün Dökmen’in yeni romanı Direksiyon, Prof. Dr. Hakan Türkçapar’ın kendi kendine yardım kitabı olarak hazırladığı Depresyondan Çıkış Yolu  ve Celil Sadık’ın “Uygarlığın Ayak İzleri” serisinin yeni kitabı Krallar ve Tanrılar en sevilen kitaplarımızdı.

Yılın son aylarında yayımlanan Ali Smith Kış, Fernando Aramburu Anayurt ve Sadık Usta’nın “Dünyayı Değiştiren Düşünürler” serisinin İslam Felsefesi ve Tarihi‘ne değinen son cildi, 2020 yılında Kafka Kitap’ın en fazla ilgi gören kitapları oldu.

3-Gelecek aylarda pandeminin seyri nasıl olacak bilemiyoruz. Gündemin bir anda değişeceğini ve pandemi gerçeğinin hayatlarımızdan tamamen çıkacağını sanmıyorum ancak sağlık alanında yapılan çalışmalar ve bu yıldan edindiğimiz tecrübeyle 2021 yılına daha umutlu gireceğimizi düşünüyorum. Uygarlık tarihi boyunca yaşanan salgınlar, savaşlar, buhranlar edebiyata ve sanata nasıl konu olduysa yeni yayın döneminde ve gelecek dönemlerde yazılacak kitaplarda da pandeminin etkileri görülecektir. Şu anda bile bu konuyla ilgili yayımlanmış pek çok kitap var.

2021 yılında Sarah Jio, Marie Lu, Javier Castillo ve “Lanetli Krallar serisi” ile okurların büyük beğenisini kazanacağını düşündüğümüz Maurice Druon romanları Epsilon imzasıyla okurlarla buluşacak. Kurgu dışı kategorisinde psikolojiden sanat tarihine, felsefeden ekonomiye kadar çok kıymetli çeviri eserlerin yanı sıra Prof. Dr. Hakan Türkçapar’ın editörlüğünde hazırlanan “Hayatı Anlamak” serisine ait yeni kitaplar yılın ilk aylarında okurlarla buluşacak. James Stavridis’in Deniz Gücü, Coğrafya Mahkumları kitabının yazarı Tim Marshall’ın yeni kitabı Duvar Çağı, Thomas Pikkety’nin Eşitsizlikler Ekonomisi ve Jim Carrey’nin oldukça ses getiren Memoirs and Misinformation kitaplarını ilk altı ay içinde yayımlamayı planlıyoruz. 2020 yılında başladığımız ve alanlarında uzman yazarlarla çalıştığımız eğitim serisine de devam edeceğiz.

Çizgi roman ve genç yetişkin kitaplarında hem sevilen serilerin devam kitaplarını yayımlayacağız hem de yayın planında yeni başlıklara yer vereceğiz. Pan’in LabirentiSırt Krallığı ve Bülbülü Öldürmek kitabının çizgi roman versiyonu ilk üç ay içinde yayımlanacak başlıklar. George R.R. Martin okurlarına 2021’de iki kitap birden yayımlayacağımızın müjdesini verebilirim. Çok yakında duyuracağımız, aramıza yeni katılacak Türk yazarlar da olacak.

Kafka Kitap’ta yılın ilk aylarında Japon yazar Yoko Ogawa’nın distopik romanı Memory Police – Hafıza PolisiBir Susan Sontag Biyografisi – Daima Susan veWallece Stenger kitaplarını yayımlayacağız. Miriam Toews’un büyük beğeni toplayan kitabı Women Talking. Guy Gunaratne’nin büyük ses getiren romanı In Our Mad and Furious City ve Kafka Kitap okurlarının çok sevdiği Tamirci romanının yazarı Bernard Malamud’un The Tenants romanı 2021 yılında yayımlanacak diğer kitaplar. Bu yıl Jeanette Winterson kitapları da Kafka Kitap imzasıyla okurlarla buluşacak. 

Everest Yayınları 

1- Genel olarak cevap verecek olursak, ilk üç ayında yayıncılığı olumlu etkilediğini söyleyebiliriz. Online satışlarda patlama oldu. Sonrasında, tatil yapmanın önü açılınca satışlar normal seyrine indi. Fiziki alım da mümkün olmadığı için yayıncılar için sıkıntılı bir dönem başladı. Bir bütün olarak düşünüldüğünde bu inişli çıkışlı süreç en çok butik, bağımsız yayıncıları olumsuz etkiledi. Lokomotif yayınevleri içinse her halükârda önemli bir fark yaratmadı, satış açısından diyorum bunu. Kısa sürede bazı şeylerin önü açıldı, online imzalar vs. bile yapıldı. Şunu da vurgulamak lazım yayıncılık için online satış kısmı bu denli oturmuş olmasa birçok yayınevi hatta belki tamamına yakını havlu atmak zorunda kalırdı. Bu alana daha fazla yatırım yapmak, işin teslim kısmını daha da hızlandırmak gerekiyor belki de. Bunu düşünmemiz lazım.

İşin dosya boyutuna gelecek olursak, hâliyle yazan taraf arttı. Evde olmak, daha doğru “evde olmak zorunda kalmak” insanlara “neden yazmıyorum” dedirtti! Ve yazdılar. Gelen dosya sayılarında aşırı artış oldu. Everest Yayınları olarak düzenlediğimiz “İlk Roman Yarışması”na katılım diğer yıllara nazaran fazlaydı. Bir de sayfa sayılarında artış gözlemledik.

Çalışma kısmına değinelim biraz da. 100 yılda bir başımıza gelen böyle bir felakette evden ve uzaktan çalışmaya en elverişli alanlardan birinin yayıncılık olduğunu deneyimlemiş olduk. Aslında işin dağıtım kısmı dışında tüm sürecin bu şekilde rahatlıkla yürütülebildiğini gördük. İşin mutfak kısmında, işimize daha iyi odaklandığımızı bile söyleyebiliriz. Çünkü yayınevi ortamında dikkatimizi dağıtan şeyler azaldı.

2- Belirli anahtar kelimelere göre bir rağbet olmadı. Yani herhangi bir salgın, pandemi, kovid başlığı taşıyan bir kitap yüz binler, on binler satmadı. Çünkü bütün gündemimizde, dünyanın gündeminde olan bir olay bu. O yüzden işin kendisini çok da merak etmedik. Evde kalmak, dışarı çıkamamak ya da özgürlüğün kısıtlanması gibi durumları üst üste koyunca insanlar daha çok vakit öldürmeye odaklandılar. Daha rahat okunabilecek kitaplar okudular bence. Yani algı ve dikkatleri hep dünyayı saran bu virüste çünkü. Yine kurgu diyebiliriz rağbet gören türlere. Roman her zaman öncelikli ve zirvede. Sonrasında da öykü…

3-Pandeminin uzun vadedeki etkisi hakkında konuşmak için henüz erken. Ayrıca dövizin çok fazla değerlendirmiş olmasını da işin içine katmak gerek. Tüm dinamikleri, hamaliye hariç, dövize bağlı bir yayıncılık çünkü bizimkisi. Bizim açımızdan şimdilik bir sorun yok, aynı şekilde ve belki de üretimi artırarak yolumuza devam edeceğiz.

Çok kitap basıyoruz ve bekleyen çokça kitabımız var. Pandemi dolayısıyla ister istemez programda kaymalar oldu. Bazı kitaplarımızı yeni yıla erteledik. Yeni yılda bizi ne/ler bekliyor bilemeyiz ama biz hazırlığımızı yaptık. Okuru heyecanlandıracak birçok kitap sırasını bekliyor. Şimdiden sürprizi kaçırmayacak şekilde, bazı ipuçları verebilirim.

​Biyografi dizimiz çok sevilmişti, ona devam edeceğiz. John Berger, Andy Warhol, Roland Barthes ve Julio Cortázar biyografileri gelecek yeni yılda. Yerli öykü ve romancılara yer vermeye devam edeceğiz, bu alanda epey iyi geri dönüşler alıyoruz, memnunuz. Cortázar severlere bir müjde daha verelim, ilk kez Türkçeye çevrilen romanı Libro de Manuel’i de yayımlayacağız. Burada kalalım, çok şey var ama vakti gelince duyururuz.

FOL Kitap – Editör Bekir Demir

1- Ülkemizde yayıncılık yapıyorsanız tek yılınız geçmiyor ki bir kriz, bir sıkıntı olmasın. Yayıncılığın neredeyse üretiminin tamamı yurt dışı eksenli olduğu için tüm sorunlar doğrudan yayıncılığa yansıyor. Kriz üzerine kriz yaşarken daha kötüsü ne olabilir diye düşünürken bu yıl daha kötüsünü de gördük. Daha önce karşılaşmadığımız sorunlar/sıkıntılar bu yıla damgasını vurdu. 

Sürekli sorunlarla karşılaşmanın –olumlu taraftan bakacak olursak– acı bir öğreticiliği de var: Yıllar içerisinde, olacak sorunları önceden görebilme becerileriniz gelişiyor. Bu süreçte de bütün olumsuzluklara rağmen yayın faaliyetlerimizde bir şey eksiltmeden, kaliteden ve yayın ilkelerimizden ödün vermeden yolumuza devam ediyoruz.

İyi okur hâlâ kitaba dokunarak edinmek istiyor.  Önceki yıllarda bunu kitapçılar ve fuarlar aracılığıyla yapma imkânı buluyorduk. Bu yıl fuarlar yapılamadı. Kitapçılara olan ilgi ise neredeyse yok derecesinde. Kitaplarımızı okurlara sunmak için yeni alanlar aramak ve sunum teknikleri geliştirmek –galiba– bu yıldan bize kalan katkılardan biri olacak.

2- Aynı alanda kitap yayımlayan yayınevlerine de baktığımızda başlangıç kitapları yayınevlerinin en fazla satan kitapları oluyor. Bizde de, bu yıla özel olmadan, benzer kitaplara olan ilgili daha fazlaydı. Dağıtım sistemleri neredeyse yapılamadığı için internet satışları dışında okurun nabzını tutmak da bu yıl için pek mümkün olmadı.

3- Salgının etkilerinin uzun bir süre daha devam edeceğini düşünüyoruz. Yalnızca gelecek dönem olarak değil, bu sürece “yeni normal” olarak bakıyoruz. 2021 yılında, diğer alanlarla beraber, özellikle çağdaş Fransız düşüncesi ve edebiyat alanına yönelik ciddi bir çalışma içerisindeyiz. 2020’yi unutturamasa da, büyük nebze yaraları sağaltıcı sürprizlerimiz olacak okurlarımıza. 

Genç Destek Yayınları – Genel Yayın Yönetmeni Özlem Esmergül

1-Yayıncılık dünyası ekonomik krizlerden ziyade siyasi, sosyal ve psikolojik krizlerden daha fazla etkileniyor gibi görünüyor. Pandemi yarattığı büyük belirsizlikle ve gelecekle ilgili gayet bulanık bir öngörüsüzlükle elbette okurun psikolojisini olumsuz yönde etkiledi ki bunları kitap satışlarının grafiklerinden izleyebilmek mümkün oldu. İlk kısıtlamalar insanların kendiyle baş başa kalması, içe dönmesi, yavaşlaması, hobilerini keşfetmesi, belki içsel yüzleşmeler yaşaması açısından kendine bir fırsat yakalamış olması anlamına geldiği için kitap satışları epey artmıştı. Sonraki kısıtlamalar ve belirsizlik, yazık ki bu içsel tatili bir paniğe dönüştürdü. Okurun psikolojisinin yayıncılık dünyası açısından ne kadar önemli olduğunu deneyimlemiş olduk.

2-Kurgulardan ziyade bilgi kitaplarına daha çok yöneldi okur. Felsefeye, psikolojiye, bilime, doğaya ve alternatif düşünüş referansı sunan kitaplar daha fazla ilgi gördü. Sanıyorum okur kendini tanımak derdinde değil artık ne yapacağını bilmek istiyor.

3- Projeler çok, alternatif içerikler hayli fazla. Bulunduğumuz yerden çok uzaklara bakmak mümkün olmuyor. Pandemiyle birlikte satranç oynamayı öğreniyoruz aslında. Hayatın dinamiklerinin oynadığı hamleye bakıyoruz önce sonrasında kendi elimizi en doğru şekilde oynamaya gayet ediyoruz. 

Günışığı Kitaplığı – Yayın Yönetmeni ve Editörü Dr.Müren Beykan

1- Geçen yıl sorunuza, “Türkiye yayıncılık tarihinin sıkıntılı yıllarından birini daha geride bıraktık,” diye başlamış ve, “En büyük derdimiz ifade özgürlüğü,” demiştim. 2020’nin sonuna yaklaştığımız günlerde yayıncılığımızın üzerindeki kara bulut yoğunlaştığı gibi, pandemiyle de ağır darbe aldı. Yine onlarcakitap “sakıncalı” bulundu ve bu anti-demokratik kıskaçtan kurtulamıyoruz.

2020 için de ne yazık ki en tepeye “ifade özgürlüğü”nün hasarlanmasını yazıp, hemen altına, ekonomik krizin derinleşmesini kaydetmek zorundayız. Türk lirasının dehşetli değer kaybı, baskı hammaddelerinde ve tabii kitap kâğıdında tamamen dışa bağımlı olan yayıncılık sektörümüze zarar verecek boyutlara ulaştı. Yayımlanan yeni kitap sayısında ciddi düşüş oldu. YAYFED’in resmi verilerinde bandrol sayılarında artış gözlense de, bu esas olarak tekrar baskılara, telifi serbest kalmış klasiklere ve yazarlarına temellendi. Satış garantili ya da az maliyetli kitaplar daha çok üretilir oldu ki, okuma kültürümüz için olumsuz bir ivmeye işaret ediyor.

Yurt dışı sözleşmelerimizin gereklerini yerine getirmekte hepimiz her gün daha fazla zorlandık bu yıl. Görünen o ki, 2021 de bizi kolaylamayacak. Üstelik, pandeminin ağırlaşan koşullarının yaydığı belirsizlik ve endişe ortamı da hafiflemiyor, tersine genişliyor. Küçük işletmelerin geleceğinden ayrıca kaygılıyız. Sosyal medyayı da kullanarak bağımsız kitapçılarla, küçük yayınevleriyle dayanışmayı canlı tutmak zorunluluğuna destek veriyoruz kuşkusuz. Koleksiyonlarımızın farklılığı, kırılgan okuma kültürümüz için çok değerli bir altyapı. Yayıncılıkta çok renkliliği savunmanın hepimizin görevi olduğu, bu zorlu yılda daha da iyi anlaşıldı kanısındayız.

Tam da bu bağlamda 2020, sektörel örgütlenme açısından yol katedilen bir yıl oldu. Türkiye Yayıncılar Birliği önderliğinde meslek örgütleri, kutuplaştırıcı duruşları terk edip, kitap dünyasının ve okuma kültürümüzün zarar görmemesi için ciddi bir dayanışma gerçekleştirildi. Ödemelerden yıkıcı indirimlere, kargo sorunlarından gelecek öngörülerine kadar hemen her konuda bilgi paylaşıldı. Uluslararası yayıncı birlikleriyle güçlü bir dayanışma içine girildi. 25-26 Haziran’da Türkiye Yayıncılar Birliği’nin çevrim içi düzenlediği 9. Türkiye Yayıncılık Kurultayı, gelecek umudumuzu güçlendiren bir organizasyon olarak yayıncılık tarihimizde yerini aldı. Yılın sonuna doğru, 7 Kasım’da Günışığı Kitaplığı da çevrim içi 10. Zeynep Cemali Edebiyat Günü’nde, pandemi nedeniyle mesleki dertleri katlanan yazar, çevirmen, editör ve illüstratör gibi yaratıcı emek sahiplerini, ayrıca yayınevi, kitapçı ve dağıtımcıları dinlememizi, dayanışma konusunda ayrıntılı düşünmemizi sağladı.

Günışığı Kitaplığı, uzun vadeli yıllık planlamalarla çalışan, sık toplantılarla manevralar yapabilen ve ortak akılla hareket eden bir yayınevi. Bu alışkanlığımız, pandemi yılında gerçekten büyük yarar sağladı. Mart ayından başlayarak “evden” çalışma modeline hızla geçebildik ve neredeyse bütünüyle online mağazacılık üzerinden süren ticari ortama ayak uydurduk. Hem yeni kitaplarımız hem de tekrar baskılarımız mart-haziran arasında kısmen duraklasa da, haziran ayıyla birlikte eski ritmine kavuştu. E-kitap koleksiyonumuz zenginleşti. Öte yandan, özellikle karantina döneminde eğitimciler ve kütüphanecilerle, hatta ebeveynlerle daha sıkı bir iletişim sürdürdük, neler yapabileceğimizi birlikte düşündük, dijital olanaklarımızı geliştirdik. Yazarlarımız, karantina koşullarından çokça etkilenen ve daralan öğrencilerle çok sayıda çevrim içi buluşma gerçekleştirdi. Doğrusu ya, bu yeni kucaklaşma biçiminden karşılıklı keyif alındı. Ancak, evin okulun yerini alamayacağını ülkecek deneyimlediğimiz gibi, kitaplarımızı Anadolu’nun bütün kitabevlerine, ücra köşelerdeki okullara ulaştırmada yaşadığımız çıkmaz da hepimizin en üzücü meselelerinden biriydi kuşkusuz. Ancak, bu meseleyi korsan kitap PDF’leriyle “sözde” çözmeye kalkışanlar oldu. Korsan yayıncılık adeta olumlandı; bazı kitapların tamamını okuyanların videoları ortalığı birbirine kattı. Hatta yayınevlerine, kitaplarının PDF’lerini vermeleri için baskı yapıldı. Bazı eğitim yayıncılarının büyük bir özveriyle ücretsiz paylaşıma açtığı dijital içerikler gibi, edebiyat kitaplarının da hemen çevrim içi dolaşıma açılması beklendi. Telif hakkı ihlallerinin yanı sıra kalıcı bir kültürel değer olan kitabı değersizleştiren bu taleplerle mücadele etmenin gereği de, pandeminin yarattığı dayanışma ikliminde bizleri üzdü elbette.

2- Okurlarımızla yoğun olarak online platformlar üzerinden, e-ticaret yoluyla buluştuğumuz, gerçekten tuhaf bir yılı geride bıraktık. Dilerim, 2021’de okullarda, fuarlarda yine yüz yüze gelmek, kucaklaşmak mümkün olsun; okurlarımız kitaplarımızı yine kitabevi raflarında da inceleme şansı bulsun. Miniklerin resimli öyküleri karıştırdığı, ebeveynine ayaküstü okuttuğu kitapçı günleri bu yıl yaşanamadı, ama biz yine de onları düşünerek tam resimli kitaplarımıza yenilerini katmayı sürdürdük. İyi de etmişiz. Ahmet Büke ve Merve Atılgan ikilisinin “Zeyno Kitapları” koleksiyonuna eklediği yeni öykü Paspas Tepemde Kapiş Paçamda, Selen Aydın ve Huban Korman ikilisinin hepimizi gülümseten öyküsü Karanlıktan Korkan Mum ve Öpücük Ne Renktir? kitabıyla herkesin çok sevdiği Rocio Bonilla’nın En Sevgili Süper Kahraman’ı (çev. Halil Türkden) çok renkli dünyalarıyla ilgi çekti. Onlar kadar sık aranan bir kitap çiftimiz de, dünyaca ünlü sanatçılar Davide Cali ve Benjamin Chaud’un ilginç mini dizisi “Okuldaki Hayalci” (çev.Alara Beykan) oldu. Bu özel yılda da şiir kitabı inadımızdan vazgeçmedik: Şair Çiğdem Sezer’in bin bir duyguyla örülü şiirlerini Kahkaha Keki adı altında, sanatçı Sadi Güran’ın desenleriyle çocuklarla buluşturduk.

Doğanın hunharca hırpalandığı, hadsizce katledildiği ülkemizde çocukların dünyasında doğa sevgisini her gün yeniden inşa etme görevimiz olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle koleksiyonlarımız giderek daha fazla doğa, iklim, insan üçgenine duyarlı kitaplarla biçimleniyor. Bu tür kitapların çocuklar tarafından da sevilerek okunduğunu deneyimledik.

Her yaş için yazabilen ödüllü yazarlarımızdan Müge İplikçi’nin doğaya ve insana dair lirik bir hikâye anlattığı Günaydın Bendi (res. Huban Korman) bu yılın ilgi gören kitaplarından oldu. İtalyan Andersen ödüllü yazar Luigi Ballerini de, Doğaya Fısıldayan Çocuklar (çev. Tülin Sadıkoğlu) adlı kitabıyla çocukları, doğanın kalbinde geçirilen unutulmaz tatillere, iz bırakan arkadaşlıklara götürdü.

Doğayı ve insanları derinlemesine gözlemleyerek öyküleştiren İrem Uşar’sa Eksik Dünya BALTI’yla (res. Ceyda Karlı) bizleri yeraltında saklı fantastik bir dünyaya davet etti. Parçası olduğumuz doğada hepimizin saklı birer “güç hayvanı” ile eşleştiğimize işaret etmesi, okurlarını etkiledi. İrem Uşar, bu zorlu yılın sonunda Ali, Cavid’e Karşı (res. Huban Korman) adlı uzun öyküsüyle de COVID-19 pandemisini bir çocuğun gözünden öyküleştirdi. Bir öyküyle çocuklara sağlığımızla doğrudan ilgili gerçekleri ve hatta uyarıları da anlatmak deneyimi farklıydı. Kitap, aralık ayı başında raflara hızlı bir giriş yaptı ve ilgiyle karşılandı.

Öte yandan, cinsiyet eşitsizliğine, ailede iş bölümüne gülümseterek yakınlaştıran bir çocuk romanımız, pandemiyi etkisizleştiren bir etki yarattı ve Leyla Ruhan Okyay’ın Ev Değil Çarşamba Pazarı (res. N. Melis Eraydın) çok okundu. Zengin temalarla ördüğü çocuk romanlarıyla sevilen Ömer Açık, yeni kitabı Yaz Gezgini ile Hapşu Teyze’de keşiflerle dolu bir yaz tatili hikâyesi anlattı. Eğitimci yazar Gürsen Özen’se, ikinci öykü kitabı Lokumlu Masa’da çocukluğun renkli hâllerini, eğlenceli kurgularla ve neşeli bir dille yansıttı. Tüm dünyada modern bir klasik haline gelen Brigitte Labbé’nin “Çıtır Çıtır Felsefe” dizisi, Kahkaha ve Gözyaşları’yla (çev. Azade Aslan) 32. kitaba ulaştı. Çocukların fuarlarda en çok aradıklarından olan bu koleksiyonun yeni kitabını, fuarsız geçen yılda okurlarına kavuşturmayı başarmak sevindiriciydi.

Yılın büyük sürprizi, Kraliçe’yi Kurtarmak ve Haritada Kaybolmak romanlarıyla ülkemizde milyonlarca okura ulaşan Vladimir Tumanov’un yeni kitabı Asılı Dağ’ın Kâhini’ydi (çev. Mine Kazmaoğlu). Dünyadailk kez Türkçe yayımlanan ve peş peşe baskı yapan roman, kehanetine inanılmayan felaket habercisi Kassandra efsanesine mesnetleniyor. Yazıp resimlediği kitaplarıyla çocuk edebiyatımızın köşe taşlarından olan Behiç Ak okurlarınıbu yıl da bekletmedi: Yazarı roman kahramanlarıyla buluşturduğu Altı Kırk Dört Dalgası, daha şimdiden yılın en çok okunanlarından oldu. Bu yıl “Köprü Kitaplar” koleksiyonunun 22. kitabında çağdaş edebiyatımızın önemli yazarlarından birini daha ağırladık: Yunus Nadi Öykü Ödülü sahibi Murat Yalçın ilkkez, bir büyüme öyküsü sayılacak Oralı Olmamak ile çocuk okurlar kazandı ve sevildi. Haliç vapurlarının Van Gölü’ne götürülmesi gerçek hikâyesini hatırlatan Çok Uzak Bir Deniz (res. Yusuf Tansu Özel) romanıyla Şener Şükrü Yiğitler, Günışığı Kitaplığı’nın yeni yazarlarından oldu. Defterdar ve Sütlüce vapurlarının öyküsü, yetişkin okurları da etkiledi. ON8 okurlarına ulaşan kitabımız Kutu’ydu (çev. Azade Aslan). Saygın ödüllere değer görülen, Fransız Nathalie Le Gendre’ın Türkçedeki bu ilk romanı, bilimsel bir deneyde kobay olmak uğruna yaşamını tehlikeye atan kahramanıyla dikkat çekti.

3-2021, Günışığı Kitaplığı’nın 25. yılı. Bunca yıldır coşkumuz eksilmedi, tersine katlanarak sürüyor: “Yaşasın çocuk ve gençlik edebiyatı” bayrağımız hep en yukarıda dalgalanıyor. Yaşam bizlere ölümcül sürprizler sunsa da, dünya üzerinde sürdürülebilir insan kültürünün en önemli bir parçalarından biri, hiç kuşkusuz, edebiyat. Yazılı da, dijital de, edebiyat hep var olacak. “Çocuğun, gencin edebiyat adası” Günışığı Kitaplığı’nın da bu kültürün bileşeni olarak sonsuzca iz bırakacağını hissetmek bizleri gururlandırıyor.

Kutlamalarımızı okurlarımıza sunacağımız yenilikler ve tabii güzel kitaplarla taçlandıracağız. Öte yandan, eğitimcileri ve kütüphanecileri kucaklayacak 14. Eğitimde Edebiyat Semineri’miz de; yazarı, çizeri, çevirmeni, yayıncısı, tüm sektörel aktörleriyle yayıncılık dünyamızı yine bir araya getirecek 11. Zeynep Cemali Edebiyat Günü’müzde özel önem taşıyacak. Tüm yurttan 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin katılacağı 11. Zeynep Cemali Öykü Yarışması’nın takvimi de “doğa sevgisi” temasıyla işlemeye başladı bile. Son başvuru tarihi: 25 Mayıs 2021.

Pandeminin piyasalarda yarattığı büyük çatlaklar muhtemelen yeni yılda da derinleşecek ve okurlarımızın alım gücü zarar görecek. Şu anda ne yazık ki önlenemez görünen bu gerçeklerin üzerine kurmak zorundayız planlarımızı. Günışığı Kitaplığı’nın, bilinmezlerle dolu 2021’de çocuklarla buluşturacağı yeni kitapların, düşündürücü olduğu kadar eğlendirici, gülümseten kitaplar olmasını da ayrı önemsiyoruz. Bu anlamda, Behiç Ak ve Vladimir Tumanov çocuklara yine kitaplarıyla seslenecekler. “Köprü Kitaplar” koleksiyonu iki önemli yazarı ağırlayacak: Berna Durmaz ve Sibel K. Türker. İkisi de, çocuk ve gençlik edebiyatımıza nitelik kazandıracak romanlara imza attılar.

​Günışığı’nın sevilen yazarları Çiğdem Sezer, Mine Soysal, Yeşim Saygın, Hacer Kılcıoğlu, İsmet Bertan, Gülsevin Kıral ve Kaan Elbingilde 25. yılımızı kitaplarıyla kutlayacaklar. Günışığı Kitaplığı’nın resimli öykü türündeki koleksiyonu çok sevilince, bu yıl da küçüklere –ve tabii ebeveynlerine– çeşitli sürprizler hazırlama cesareti bulduk. Ayrıca, resimli uzun öyküler de programımızda. Türkiye’den de, yurt dışından da yeni yazarlarla dolu bir yıl olacak. Roccio Bonilla sevenlerini bu yıl da sevindirecek. Günışığı ailesine yeni katılan Saliha Nilüfer’in fantastik romanı ve Dilek Emir’in resimli öyküleri besbelli yılı şenlendirecek. Çeşitli yaş gruplarına kitaplarıyla yurt dışından koleksiyonlarımıza yeni katılan yazarlar arasında ise, Katalan Maite Carranza, Yunan Vassiliki Vevrokopli, Amerikalı Lynne Kelly ve Shelley Persall sayılabilir. ON8’imiz ise, yeni yıla “öyküler” yayımlayarak başlayacak ve Füsun Çetinel’in öykülerinin ardından, bu türde kitaplara da yer verecek. İtalyan yazarımız Luigi Ballerini’nin hepimizi etkileyecek gençlik romanı yine çağın nabzını tutuyor. İyi ki, edebiyat var! Olmasaydı, illa ki keşfetmek zorundaydık!

İnkılâp Kitabevi – Pazarlama Müdürü Orkun Galolar

1- Pandemi sürecinden önce ağırlıklı satışlar fiziki mağazalar üzerinden yürüyordu. İnternet ve mağazalar arasındaki oran 1’e 3 / 1’e 4 gibiydi. Mağazalar süreç içinde kapanınca ağırlık internet sitelerine kaydı fakat onlar da sürece hazırlıksız yakalandığı için istenilen ölçüde büyüme olmadı. Yeni ve alternatif satış kanallarına yöneldik. Sesli kitap pandemiden önce de ilgi gösterdiğimiz bir alandı, daha fazla çeşitle geliştirdik. E-kitap konusunda da girişimlerimiz oldu. Pandeminin hemen başında organizasyonu eve taşımıştık, hâlen evden çalışmaya devam ediyoruz. Normalleşmeyle birlikte kitabevleri tekrar açıldı fakat giren kişi sayısı eskiye göre düşük. Bunun için alternatif satış alanları oluşturmaya çalıştık. Son süreçte yaşadığımız yeni yasaklarla en hareketli olması gereken ayları yeni planlar yaparak geçiriyoruz. 2021 umarız bu yıldan daha iyi geçecek.

2- Haziran ayına kadar bastığımız fakat okuyuculara sunamadığımız kitaplar oldu. Daha sonraki süreçte yaklaşık 20’ye yakın yeni kitap çıkardık. 2021’de 94. yılını kutlayacak, Türkiye’nin en eski yayınevlerinden biri olarak, 20 bini aşkın çeşidimizle öncü ve yenilikçi çalışmalar içerisindeyiz. Bu yıl çok sevdiğimiz bir yazar olan Zülfü Livaneli’nin kitaplarını yayımlamaya başladık. Salgın öncesi mayıs ayında çıkarmayı planladığımız Kaplanın Sırtında romanını erteledik. Fakat sırayla daha önce basılmış kitaplarını yeni edisyonlarıyla çıkarmaya başladık. Tüm kitapları sırayla okuyucuya sunulacak. Salgın sürecinde okurlar ilk başlarda daha çok kişisel gelişim ve psikoloji kitaplarına yönelmişlerdi. Daha sonra roman, hobi ve çocuk kitaplarına ilgi gösterildi. Zülfü Livaneli’nin Konstantiniyye Oteli ile Son Ada’sı, Aslı T. Kızmaz’ın Olmasa da Olur’u, Beyhan Budak’ın Senin Suçun Değil’i, Metin Uca’nın Tanrı Vermiş Pırasa Hiç Yenir Mi Yarasa!?’sı, Haluk Tatar’ın Dikili İlişkiler’i, Başak Sayan’ın Sen Değişirsen Her Şey Değişir’i ve Buğra Gülsoy’un ilk kitabı 1. Kıymet’in devamı olan 2. Kıyamet’i en çok ilgi gören kitaplarımız oldular.

3- Aşı bekleyişiyle birlikte sürecin normale dönmesi daha sürecek gibi. Biz de olasılıklara göre çeşitli senaryolar ürettik ve bu doğrultuda hazırlıklar yapıyoruz. Evet, çok sayıda nitelikli eserle 2021’e hazırız. Özellikle Zülfü Livaneli’nin uzun yıllar sonra yazdığı ilk romanla okuyucu buluşturmak ilk planımız. Sözlükten edebiyata çok çeşitli alanlarda sürprizlerimiz olacak. Bunlarla ilgili gelişmeleri zaman içerisinde duyuracağız.

İthaki Yayınları – Yayın Yönetmeni Alican Saygı Ortanca

1- İlk vakanın açıklandığı haftadan beri evden çalışıyoruz. Bunun hem avantajlarını hem de dezavantajlarını bu süreç boyunca deneyimlediğimizi düşünüyorum. Sürecin farkında olan, yeniliğe açık birçok yayınevi sahibi aslında bu işin çok büyük bir kısmının evden de yürütülebileceğinin, yayınevinde üretilen işlerin mesai süresiyle sınırlanamayacağının, gerektiğinde uzun ek mesailerle kitapların yayıma hazırlandığının net biçimde farkına vardılar. Bununla birlikte her işi online yürütmek kaçınılmaz aksaklıklara yol açtı ama bir süre sonra bu yeni düzene de yayınevi olarak alıştığımızı düşünüyorum. İthaki özelinde ise hem çalışma alanımız hem de en önemli sosyal çevrelerimizden biri olan yayınevinden uzakta kalmak bizi nispeten zorladı. Yayıma hazırlanmış ve raflara çıkmış kitapları uzun süre görememek de bizde bir boşluk hissi yarattı. Bu sene en çok yokluğunu hissettiğimiz şeylerden biri de, ekipçe katıldığımız ve okurlarla yüz yüze temas hâlinde olduğumuz, tüm o yoğun çalışmanın geri dönüşlerini aktif olarak aldığımız kitap fuarlarının olmayışıydı. Bunlar dışında, ilk birkaç ay kitap yayımlamayı nispeten yavaşlatsak da yaz itibariyle eski tempomuza döndük ama yine de kaçınılmaz olarak daha temkinli, okurların daha aşina olduğu türlerin ve yazarların kitaplarıyla üretimi sürdürdük.

2- İthaki, backlist’i güçlü bir yayınevi. Okurlar da karantinanın başlangıç sürecinde çoğunlukla bildikleri veya bir şekilde duydukları eserlere yönelip onları okumayı tercih etti. Sene içerisinde yayımladığımız yeni kitaplarda da okumayı sevdikleri türlere ya da yazarlara yöneldiler. Kendi açımızdan daha net bir değerlendirme yapacak olursam, tüm bu olağandışı şartlardan dolayı olsa gerek, kıyamet ve kıyamet sonrası anlatıları öncesine göre daha çok ilgi gördü. Madeline Miller’ın yazdığı ilk kitap olmasına rağmen bizim Ben, Kirke’den sonra yayımladığımız Akhilleus’un Şarkısı, aynı mitolojik hikâyeyi farklı bir bakış açısıyla anlatan Kızların Suskunluğu, çeviri edebiyata önemli bir katkı olduğunu düşündüğümüz, Booker ödüllü Sütçü, Christopher Tolkien’in ölmeden önce hazırladığı son J.R.R. Tolkien kitabı olan Gondolin’in Düşüşü, korkutucu biçimde yaşadıklarımızı tahmin etmiş Ling Ma’nın Salgın’ı ve sene sonu itibariyle tamamladığımız “Dune” serisi daha çok ilgi gören kitaplarımızdandı.

3-Etkilerini ister istemez göreceğiz. 2020’de yaptığımız gibi en azından birkaç ay yine temkinli ilerlemeyi düşünüyoruz. Ama bu demek değil ki yeni yazarlar yayımlamayacağız. Özellikle dünya edebiyatında ve spekülatif kurguda bol ödüllü ve aykırı kitaplar yayın programımızda. Sanıyorum ki 2021, yeni yazar konusunda, İthaki’nin en yoğun yılı olacak.

İthaki Çocuk – Yayın Yönetmeni Alkım Özalp

1-Mart ayında ilk vakanın açıklanmasıyla ofisimizi kapatıp evden çalışmaya başladık, hâlâ da bu düzende devam ediyoruz. Bütün dünya bu salgınla mücadele ediyor ancak eksik ya da zamanında alınmayan önlemler nedeniyle ne yazık ki bir sürü can kaybı yaşandı, yaşanıyor. Hastalanan ya da kayıplar yaşayan insanların dertlerinin yanında bizimkiler hiçbir şey ama özellikle çok uzun zamandır ofise gidip gelerek çalışmaya alışanlarımız için değişik ve zorlayıcı bir süreç oldu. Resimli ve oyuncaklı çocuk kitaplarında editör ve yayın yönetmeninin grafikerden uzak olması da gerçekten çok zormuş JYan yanayken 5 dakikada halledebileceğimiz işler, sayfalar dolusu düzelti olarak mail ile gidip geliyor sürekli…

Yayınevi olarak salgının başından beri kitap satışlarında yaşanan genel düşüşten biz de etkilendik. Fuarların, okul etkinliklerinin ve imza günlerinin iptal olması tabii ki bütün dinamikleri değiştirdi. Şu anda sadece internet ve kitabevi satışlarıyla ayakta kalmaya çalışıyor bütün yayınevleri. Süreci hep birlikte, en az hasarla atlatmayı umuyoruz.

2-Diğer yıllara göre çocuk kitaplarında yapılan tercihlerde büyük değişiklikler meydana gelmedi aslında. Çocuklar yine ilgi alanlarına göre kitap okumaya devam ediyor. Bu yıl içinde toplan 60 kitabımızdan 13’ü tekrar baskı yaptı. Pablo Neruda’nın çocukluğundan esinlenerek yazılmış Hayalperest, uzun yıllardır öğretmenlik yapan Nehir Yarar’ın yazdığı Tut Elimden Atatürk ve okul listelerine giren kitaplarımız, diğerlerine göre stoklarını daha çabuk erittiler.

​​3-Salgın nedeniyle yayın programımızda bir değişiklik yapmayı düşünmüyoruz. Yine çocukların okumaktan keyif alacağı, ailelerin ve öğretmenlerin gönül rahatlığıyla tercih edeceği kitaplar üretmeye devam edeceğiz.

Karakarga Yayınları – Genel Yayın Yönetmeni M. K. Perker

1- Koronavirüs pandemisi bütün yayıncıları, dolayısıyla yazar ve çizerleri de ziyadesiyle etkiledi. Kitapçıların kapalı olmasından kaynaklı satış grafiklerindeki düşüş değil sadece, yazar – çizerlerin ve okurların bir araya gelememesi de yayın dünyamızı kurak topraklara dönüştürdü.

2- Bu sene Karakarga’nın en çok ses getiren kitapları Mahir Ünsal Eriş’ten Öbürküler; Pedrosa’dan Ekinokslar; Yıldırım Türker’den Bahçe, Adil Yıldırım’dan 50 Maddede İlişkiler; Murat Nedim’den Harari; Ayşen Şahin’den Olay Şöyle Oldu ve “Rağmen” kitap dizisi oldu diyebiliriz.

​​3- Bence pandeminin ekonomik etkileri 2020’de de sürecek. Ancak belki yaz sonuna doğru biraz normalleşmeyle birlikte yazarlar ve çizerler ve tabii yayınevleri artık çeşitli etkinliklerle artık bir araya gelmeye başlarsa harika olur.

Kırmızı Kedi Yayınevi – İletişim Müdürü Masum Gök

1- Her sektörde olduğu gibi yayıncılık dünyası da koronavirüs salgınından etkilendi. Neticede “hayata dair” bir faaliyet içindeyiz ve bize göre iyi veya kötü bu salgından etkilenmeyen kimse veya hiçbir sektör yoktur. Sokağa çıkma yasakları, sınırlamalar, mağazaların kapanması… Her şeye etki ettiği gibi kitap satışlarına da etki etti. Aynı zamanda dövizin durdurulamaz yükselişi de yine sektöre tesir etti.

Bu süreç kitap dünyasının dijital dünya ile daha yakın bir ilişki kurmasının gerekliliğini bizlere net olarak gösterdi. Bunu sadece kitapların online platformlardan satışı olarak söylemiyoruz. Kitapların dijital alandaki tanıtımlarından yayınına kadar geniş bir alandan söz ediyoruz. Yayınevi olarak önümüzdeki süreçte dijital dünya ile daha koordineli bir çalışma yürüteceğiz.

2- Yayımladığımız günden beri okurun ilgisini hiç kesmediği ve gün geçtikçe daha da artırdığı Jose Saramago’nun Körlük ve Görmek adlı romanları pandemi döneminde de oldukça ilgili gördü. Bunun dışında Kirpinin ZarafetiMetastazDayının Casusları ve nihayet Cendere (Metastaz 2) yoğun ilgi gören diğer kitaplarımız oldu. Özellikle mart ayında yaşanan ilk evlere kapanma döneminde, edebiyat kitaplarımıza ilginin arttığını belirtebiliriz.

3- Sadece Kırmızı Kedi için ve yayıncılık için değil, her alanda etkisini göreceğiz. Çünkü öyle veya böyle sonlanmış bir şey değil ve devamında ne olacak kestirmek hâlâ biraz güç. Bu durumda, gelecek yayın döneminin pandemiden etkilenmemesi imkânsız… Önemli olan bunu mümkün olduğunca verimli hâle getirebilmek. Bunun için gayret gösteriyoruz. Şu an için, yazar ve kitap ismi vermeyelim ama 2021 yılı için okurlarımıza sürprizlerimiz olacak.

2020 yılının yayıncılar üzerindeki etkisini, okura yansımalarını ve gelecek yayın programlarını öğrendiğimiz 36 yayıncı ile tamamladığımız soruşturmamızın ikinci bölümünde Domingo Yayınevi, Epsilon Yayınevi, Everest Yayınları, Fol Kitap, Genç Destek Yayınları, Günışığı Kitaplığı, İnkılâp Kitabevi, İthaki Yayınları, İthaki Çocuk, Kafka Kitap, Karakarga Yayınları ve Kırmızı Kedi Yayınevi yer aldı. 

Bu yıl yayıncılarımıza sunduğumuz sorularımıza ve gelen cevaplara koronavirüsün etkisi kaçınılmaz bir şekilde bulaştı. Bu yılki soruşturmamızın çatısını şu sorular oluşturdu:

1) Koronavirüs salgınıyla geçen 2020 yılı yayıncılık dünyasını nasıl etkiledi? Bu süreçte yayınevi olarak neler deneyimlediniz?

2) Bu yıl okur en çok hangi kitaplarınızı tercih etti? Bu yılın özel şartlarını göz önünde bulundurduğunuzda daha çok hangi türe eğilim gösterildi?

​​​​3) Gelecek yayın döneminde salgının etkilerini görecek miyiz? 2021’de okurlarınızla hangi kitapları ve yazarları tanıştırmayı planlıyorsunuz?

Domingo Yayınevi – Genel Yayın Yönetmeni Murat Arayıcı

1-Yayıncılık sektörünün tüm bileşenleri için tek bir şey söylemek imkansız. Dükkanları uzun müddet kapalı kalan kitapçılar için berbat, internet kitapçıları için ise iyi bir yıldı. Yayıncılar açısından odaklandıkları alanlara göre farklılaşmalar olsa da ortalamaya vurduğumuzda dünyada kitap satışlarının geçen yıla yakın gerçekleştiğini söyleyen veriler ağırlıkta. Domingo için konuşursak, internet satışları, kitapçı kanadında oluşan satış kaybımızı kapatmayı başardı, bu açıdan şanslıydık. Lakin özellikle yetişkin kitapları tarafında yayın planındaki pek çok yeni kitabın basımını ertelemek zorunda kaldık. Bastığımız zaman da fark edilir kılmakta zorluk çektik. Bu açıdan bakarsak, bu yıldan öğrendiğimiz şeylerden biri, kitapçılar olmadan yeni kitap lansmanının yavan kaldığı.

2- Türlere göre bakarsak yılın galibi açık ara çocuk kitaplarımız oldu. Sanırım genel için de geçerli bu durum. Evde olmak ve uzaktan eğitim, çocuk kitaplarına talebi ciddi oranda artırdı. Çocuk kitaplarının Türkiye’de hâlen kitapçılardan çok sosyal medya üstünden tanınan/tanıtılan bir alan olması da bunda etkili oldu bence. Kendimizden örnek verirsem, yetişkin kitaplarında yeni kitap çıkarmaktan çekinirken, çocuk kitaplarında çok duraksamadan yayın planımıza sadık kaldık ve onları duyurmakta çok da güçlük çekmedik.

Kitap bazında konuşursak, kurgu dışında Leonardo Da Vinci biyografisi, IncognitoEşyanın Tabiatı; roman-anı tarafında TalebeZamanı Durdurmanın Yolları ve Reenkarnasyon Blues, çocuk tarafında ise Atlas, İnsan Vücudu Tiyatrosu, Komik Hayvan İsimleri Bakanlığı, Kaşif ve Duygularım özellikle tercih edilen kitaplarımız oldu. Geçtiğim günlerde çıkardığımız üç kitap; Harita Üzerinde, Kuşların Felsefesi ve Maymun Yılı da bu listeye eklenecek gibi duruyorlar.

3-Niyetimiz 2021’e normal bir yıl muamelesi yapmak, umarım kendisi için de uygundur. Roman kısmında Matt Haig’in geçtiğimiz hafta Goodreads okurları tarafından yılın en iyi romanı seçilen kitabı Midnight Library geliyor. Ayrıca bu yıl neredeyse bütün “en iyiler” seçkilerine dahil edilen Hamnet’in yazarı Maggie O’Farrell’ı okurla buluşturacağız. Kıvanç Güney’in çevirisiyle önce I AM I AM I AM, sonra Hamnet geliyor. Bizi heyecanlandıran bir başka kitap ise Begüm Kovulmaz çevirisiyle yayımlayacağımız Notes to Self – Emilie Pine. Kurgu dışına gelirsek, Domingo’nun bir rüyası gerçek oldu ve bir Bill Bryson kitabının Türkiye yayıncısı olmayı başardık. The Body, bir kaç aya Zeynep Tozar çevirisiyle rafta olacak. David Eagleman’ın son kitabı Livewired yine 2021 planlarımızda. Son olarak Merlin Sheldrake’in yazdığı ve Şiirsel Taş tarafından çevrilecek Entangled Life bizi sabırsızlandıran kitaplardan bir diğeri. Çocuk tarafında Atlas’ı yaratan ikiliden yine hem göze hem de zihne ziyafet bir kitap geliyor: Under Water, Under Earth.

Epsilon Yayınevi ve Kafka Kitap Yayın Yönetmeni Aslı Tunç

1- 2020 yılı pek çok açıdan zor bir yıl oldu. Mart ayı ve onu takip eden üç dört ay boyunca baskı, dağıtım, perakende süreçleri durma noktasında geldi, fuarlar iptal oldu ve döviz kurlarında beklenmedik dalgalanmalar yaşandı. Bu dönemde kitaplarımızı yayıma hazır hâle getirmeye devam ettik ancak baskıya yollamadık. İçinde bulunduğumuz şartlar sebebiyle yayın planımızı güncelleyerek kitaplarımızın bir kısmının baskı tarihini ötelemek durumunda kaldık. İhtiyaçların büyük bir kısmının e-ticaret sitelerinden karşılandığı günlerde bu kanallarda satılan kitap sayısı da arttı ancak gerçekleşen artışın toplam satış kaybını telafi ettiğini söyleyemeyiz. Diğer taraftan hem okurların kitaplara rahatlıkla  ulaşabilmesi hem de sektörün biraz olsun nefes alabilmesi açısından e-ticaret sayesinde gerçekleşen satışlar son derece önemliydi. Son bir yıldır www.kitap365.com sitemize yatırım yapmanın, e-ticaret konusunu önceliğimiz hâline getirmenin ne kadar doğru bir karar olduğunu gördük.

Eylül ayı itibarıyla Epsilon, Kafka Kitap ve Uçan Fil’de yayın programına kaldığımız yerden devam ettik. Okurların son üç ayda yayımlanan kitaplarımıza gösterdiği ilgi yılın genel performansını olumlu anlamda etkiledi.

Bu yılın en önemli gelişmelerinden biri de Kafka Kitap ve Uçan Fil logolarını yenilemek, farklı bir marka kimliği yaratmak oldu. 2021 yılında her iki markada da ciddi büyümeler hedefliyoruz

2- 2020 Harper Lee, David Nicholls, Sarah Jio, Prof. Dr. Üstün Dökmen gibi önemli yazarları ailemize kattığımız ve kitaplarını yayımladığımız bir yıldı.

Her türde, okurlar tarafından daha fazla sevilen ve öne çıkan kitaplar vardı. Belli bir tür daha fazla ilgi gördü diyemem. Sadece çocuk kitaplarında genel olarak bir daralma yaşandığını ve yıllardır çoksatar yazarların kitaplarının bile satışının düştüğünü söyleyebilirim. Uzaktan eğitimi ve çocukların geçen yıllardaki gibi kitapçıları rahatlıkla ziyaret edemediklerini göz önüne aldığımızda bu durumu normal karşıyoruz.

Özellikle pandeminin başlarında en fazla ilgi gören kitaplarımızdan biri Benjamin Graham’ın Akıllı Yatırımcı kitabıydı. Büyük bir heyecanla beklenen Stephenie Meyer’in Gece Yarısı Güneşi, ciltli edisyonunu da yayımladığımız Harper Lee’nin Pulitzer ödüllü başyapıtı Bülbülü Öldürmek, Immanuel Tolstoyevski’nin Safsatalar Ansiklopedisi, Dr. Burkay Adalığ’ın İmbikten Kadehe, Prof. Dr. Üstün Dökmen’in yeni romanı Direksiyon, Prof. Dr. Hakan Türkçapar’ın kendi kendine yardım kitabı olarak hazırladığı Depresyondan Çıkış Yolu  ve Celil Sadık’ın “Uygarlığın Ayak İzleri” serisinin yeni kitabı Krallar ve Tanrılar en sevilen kitaplarımızdı.

Yılın son aylarında yayımlanan Ali Smith Kış, Fernando Aramburu Anayurt ve Sadık Usta’nın “Dünyayı Değiştiren Düşünürler” serisinin İslam Felsefesi ve Tarihi‘ne değinen son cildi, 2020 yılında Kafka Kitap’ın en fazla ilgi gören kitapları oldu.

3-Gelecek aylarda pandeminin seyri nasıl olacak bilemiyoruz. Gündemin bir anda değişeceğini ve pandemi gerçeğinin hayatlarımızdan tamamen çıkacağını sanmıyorum ancak sağlık alanında yapılan çalışmalar ve bu yıldan edindiğimiz tecrübeyle 2021 yılına daha umutlu gireceğimizi düşünüyorum. Uygarlık tarihi boyunca yaşanan salgınlar, savaşlar, buhranlar edebiyata ve sanata nasıl konu olduysa yeni yayın döneminde ve gelecek dönemlerde yazılacak kitaplarda da pandeminin etkileri görülecektir. Şu anda bile bu konuyla ilgili yayımlanmış pek çok kitap var.

2021 yılında Sarah Jio, Marie Lu, Javier Castillo ve “Lanetli Krallar serisi” ile okurların büyük beğenisini kazanacağını düşündüğümüz Maurice Druon romanları Epsilon imzasıyla okurlarla buluşacak. Kurgu dışı kategorisinde psikolojiden sanat tarihine, felsefeden ekonomiye kadar çok kıymetli çeviri eserlerin yanı sıra Prof. Dr. Hakan Türkçapar’ın editörlüğünde hazırlanan “Hayatı Anlamak” serisine ait yeni kitaplar yılın ilk aylarında okurlarla buluşacak. James Stavridis’in Deniz Gücü, Coğrafya Mahkumları kitabının yazarı Tim Marshall’ın yeni kitabı Duvar Çağı, Thomas Pikkety’nin Eşitsizlikler Ekonomisi ve Jim Carrey’nin oldukça ses getiren Memoirs and Misinformation kitaplarını ilk altı ay içinde yayımlamayı planlıyoruz. 2020 yılında başladığımız ve alanlarında uzman yazarlarla çalıştığımız eğitim serisine de devam edeceğiz.

Çizgi roman ve genç yetişkin kitaplarında hem sevilen serilerin devam kitaplarını yayımlayacağız hem de yayın planında yeni başlıklara yer vereceğiz. Pan’in LabirentiSırt Krallığı ve Bülbülü Öldürmek kitabının çizgi roman versiyonu ilk üç ay içinde yayımlanacak başlıklar. George R.R. Martin okurlarına 2021’de iki kitap birden yayımlayacağımızın müjdesini verebilirim. Çok yakında duyuracağımız, aramıza yeni katılacak Türk yazarlar da olacak.

Kafka Kitap’ta yılın ilk aylarında Japon yazar Yoko Ogawa’nın distopik romanı Memory Police – Hafıza PolisiBir Susan Sontag Biyografisi – Daima Susan veWallece Stenger kitaplarını yayımlayacağız. Miriam Toews’un büyük beğeni toplayan kitabı Women Talking. Guy Gunaratne’nin büyük ses getiren romanı In Our Mad and Furious City ve Kafka Kitap okurlarının çok sevdiği Tamirci romanının yazarı Bernard Malamud’un The Tenants romanı 2021 yılında yayımlanacak diğer kitaplar. Bu yıl Jeanette Winterson kitapları da Kafka Kitap imzasıyla okurlarla buluşacak. 

Everest Yayınları 

1- Genel olarak cevap verecek olursak, ilk üç ayında yayıncılığı olumlu etkilediğini söyleyebiliriz. Online satışlarda patlama oldu. Sonrasında, tatil yapmanın önü açılınca satışlar normal seyrine indi. Fiziki alım da mümkün olmadığı için yayıncılar için sıkıntılı bir dönem başladı. Bir bütün olarak düşünüldüğünde bu inişli çıkışlı süreç en çok butik, bağımsız yayıncıları olumsuz etkiledi. Lokomotif yayınevleri içinse her halükârda önemli bir fark yaratmadı, satış açısından diyorum bunu. Kısa sürede bazı şeylerin önü açıldı, online imzalar vs. bile yapıldı. Şunu da vurgulamak lazım yayıncılık için online satış kısmı bu denli oturmuş olmasa birçok yayınevi hatta belki tamamına yakını havlu atmak zorunda kalırdı. Bu alana daha fazla yatırım yapmak, işin teslim kısmını daha da hızlandırmak gerekiyor belki de. Bunu düşünmemiz lazım.

İşin dosya boyutuna gelecek olursak, hâliyle yazan taraf arttı. Evde olmak, daha doğru “evde olmak zorunda kalmak” insanlara “neden yazmıyorum” dedirtti! Ve yazdılar. Gelen dosya sayılarında aşırı artış oldu. Everest Yayınları olarak düzenlediğimiz “İlk Roman Yarışması”na katılım diğer yıllara nazaran fazlaydı. Bir de sayfa sayılarında artış gözlemledik.

Çalışma kısmına değinelim biraz da. 100 yılda bir başımıza gelen böyle bir felakette evden ve uzaktan çalışmaya en elverişli alanlardan birinin yayıncılık olduğunu deneyimlemiş olduk. Aslında işin dağıtım kısmı dışında tüm sürecin bu şekilde rahatlıkla yürütülebildiğini gördük. İşin mutfak kısmında, işimize daha iyi odaklandığımızı bile söyleyebiliriz. Çünkü yayınevi ortamında dikkatimizi dağıtan şeyler azaldı.

2- Belirli anahtar kelimelere göre bir rağbet olmadı. Yani herhangi bir salgın, pandemi, kovid başlığı taşıyan bir kitap yüz binler, on binler satmadı. Çünkü bütün gündemimizde, dünyanın gündeminde olan bir olay bu. O yüzden işin kendisini çok da merak etmedik. Evde kalmak, dışarı çıkamamak ya da özgürlüğün kısıtlanması gibi durumları üst üste koyunca insanlar daha çok vakit öldürmeye odaklandılar. Daha rahat okunabilecek kitaplar okudular bence. Yani algı ve dikkatleri hep dünyayı saran bu virüste çünkü. Yine kurgu diyebiliriz rağbet gören türlere. Roman her zaman öncelikli ve zirvede. Sonrasında da öykü…

3-Pandeminin uzun vadedeki etkisi hakkında konuşmak için henüz erken. Ayrıca dövizin çok fazla değerlendirmiş olmasını da işin içine katmak gerek. Tüm dinamikleri, hamaliye hariç, dövize bağlı bir yayıncılık çünkü bizimkisi. Bizim açımızdan şimdilik bir sorun yok, aynı şekilde ve belki de üretimi artırarak yolumuza devam edeceğiz.

Çok kitap basıyoruz ve bekleyen çokça kitabımız var. Pandemi dolayısıyla ister istemez programda kaymalar oldu. Bazı kitaplarımızı yeni yıla erteledik. Yeni yılda bizi ne/ler bekliyor bilemeyiz ama biz hazırlığımızı yaptık. Okuru heyecanlandıracak birçok kitap sırasını bekliyor. Şimdiden sürprizi kaçırmayacak şekilde, bazı ipuçları verebilirim.

​Biyografi dizimiz çok sevilmişti, ona devam edeceğiz. John Berger, Andy Warhol, Roland Barthes ve Julio Cortázar biyografileri gelecek yeni yılda. Yerli öykü ve romancılara yer vermeye devam edeceğiz, bu alanda epey iyi geri dönüşler alıyoruz, memnunuz. Cortázar severlere bir müjde daha verelim, ilk kez Türkçeye çevrilen romanı Libro de Manuel’i de yayımlayacağız. Burada kalalım, çok şey var ama vakti gelince duyururuz.

FOL Kitap – Editör Bekir Demir

1- Ülkemizde yayıncılık yapıyorsanız tek yılınız geçmiyor ki bir kriz, bir sıkıntı olmasın. Yayıncılığın neredeyse üretiminin tamamı yurt dışı eksenli olduğu için tüm sorunlar doğrudan yayıncılığa yansıyor. Kriz üzerine kriz yaşarken daha kötüsü ne olabilir diye düşünürken bu yıl daha kötüsünü de gördük. Daha önce karşılaşmadığımız sorunlar/sıkıntılar bu yıla damgasını vurdu. 

Sürekli sorunlarla karşılaşmanın –olumlu taraftan bakacak olursak– acı bir öğreticiliği de var: Yıllar içerisinde, olacak sorunları önceden görebilme becerileriniz gelişiyor. Bu süreçte de bütün olumsuzluklara rağmen yayın faaliyetlerimizde bir şey eksiltmeden, kaliteden ve yayın ilkelerimizden ödün vermeden yolumuza devam ediyoruz.

İyi okur hâlâ kitaba dokunarak edinmek istiyor.  Önceki yıllarda bunu kitapçılar ve fuarlar aracılığıyla yapma imkânı buluyorduk. Bu yıl fuarlar yapılamadı. Kitapçılara olan ilgi ise neredeyse yok derecesinde. Kitaplarımızı okurlara sunmak için yeni alanlar aramak ve sunum teknikleri geliştirmek –galiba– bu yıldan bize kalan katkılardan biri olacak.

2- Aynı alanda kitap yayımlayan yayınevlerine de baktığımızda başlangıç kitapları yayınevlerinin en fazla satan kitapları oluyor. Bizde de, bu yıla özel olmadan, benzer kitaplara olan ilgili daha fazlaydı. Dağıtım sistemleri neredeyse yapılamadığı için internet satışları dışında okurun nabzını tutmak da bu yıl için pek mümkün olmadı.

3- Salgının etkilerinin uzun bir süre daha devam edeceğini düşünüyoruz. Yalnızca gelecek dönem olarak değil, bu sürece “yeni normal” olarak bakıyoruz. 2021 yılında, diğer alanlarla beraber, özellikle çağdaş Fransız düşüncesi ve edebiyat alanına yönelik ciddi bir çalışma içerisindeyiz. 2020’yi unutturamasa da, büyük nebze yaraları sağaltıcı sürprizlerimiz olacak okurlarımıza. 

Genç Destek Yayınları – Genel Yayın Yönetmeni Özlem Esmergül

1-Yayıncılık dünyası ekonomik krizlerden ziyade siyasi, sosyal ve psikolojik krizlerden daha fazla etkileniyor gibi görünüyor. Pandemi yarattığı büyük belirsizlikle ve gelecekle ilgili gayet bulanık bir öngörüsüzlükle elbette okurun psikolojisini olumsuz yönde etkiledi ki bunları kitap satışlarının grafiklerinden izleyebilmek mümkün oldu. İlk kısıtlamalar insanların kendiyle baş başa kalması, içe dönmesi, yavaşlaması, hobilerini keşfetmesi, belki içsel yüzleşmeler yaşaması açısından kendine bir fırsat yakalamış olması anlamına geldiği için kitap satışları epey artmıştı. Sonraki kısıtlamalar ve belirsizlik, yazık ki bu içsel tatili bir paniğe dönüştürdü. Okurun psikolojisinin yayıncılık dünyası açısından ne kadar önemli olduğunu deneyimlemiş olduk.

2-Kurgulardan ziyade bilgi kitaplarına daha çok yöneldi okur. Felsefeye, psikolojiye, bilime, doğaya ve alternatif düşünüş referansı sunan kitaplar daha fazla ilgi gördü. Sanıyorum okur kendini tanımak derdinde değil artık ne yapacağını bilmek istiyor.

3- Projeler çok, alternatif içerikler hayli fazla. Bulunduğumuz yerden çok uzaklara bakmak mümkün olmuyor. Pandemiyle birlikte satranç oynamayı öğreniyoruz aslında. Hayatın dinamiklerinin oynadığı hamleye bakıyoruz önce sonrasında kendi elimizi en doğru şekilde oynamaya gayet ediyoruz. 

Günışığı Kitaplığı – Yayın Yönetmeni ve Editörü Dr.Müren Beykan

1- Geçen yıl sorunuza, “Türkiye yayıncılık tarihinin sıkıntılı yıllarından birini daha geride bıraktık,” diye başlamış ve, “En büyük derdimiz ifade özgürlüğü,” demiştim. 2020’nin sonuna yaklaştığımız günlerde yayıncılığımızın üzerindeki kara bulut yoğunlaştığı gibi, pandemiyle de ağır darbe aldı. Yine onlarcakitap “sakıncalı” bulundu ve bu anti-demokratik kıskaçtan kurtulamıyoruz.

2020 için de ne yazık ki en tepeye “ifade özgürlüğü”nün hasarlanmasını yazıp, hemen altına, ekonomik krizin derinleşmesini kaydetmek zorundayız. Türk lirasının dehşetli değer kaybı, baskı hammaddelerinde ve tabii kitap kâğıdında tamamen dışa bağımlı olan yayıncılık sektörümüze zarar verecek boyutlara ulaştı. Yayımlanan yeni kitap sayısında ciddi düşüş oldu. YAYFED’in resmi verilerinde bandrol sayılarında artış gözlense de, bu esas olarak tekrar baskılara, telifi serbest kalmış klasiklere ve yazarlarına temellendi. Satış garantili ya da az maliyetli kitaplar daha çok üretilir oldu ki, okuma kültürümüz için olumsuz bir ivmeye işaret ediyor.

Yurt dışı sözleşmelerimizin gereklerini yerine getirmekte hepimiz her gün daha fazla zorlandık bu yıl. Görünen o ki, 2021 de bizi kolaylamayacak. Üstelik, pandeminin ağırlaşan koşullarının yaydığı belirsizlik ve endişe ortamı da hafiflemiyor, tersine genişliyor. Küçük işletmelerin geleceğinden ayrıca kaygılıyız. Sosyal medyayı da kullanarak bağımsız kitapçılarla, küçük yayınevleriyle dayanışmayı canlı tutmak zorunluluğuna destek veriyoruz kuşkusuz. Koleksiyonlarımızın farklılığı, kırılgan okuma kültürümüz için çok değerli bir altyapı. Yayıncılıkta çok renkliliği savunmanın hepimizin görevi olduğu, bu zorlu yılda daha da iyi anlaşıldı kanısındayız.

Tam da bu bağlamda 2020, sektörel örgütlenme açısından yol katedilen bir yıl oldu. Türkiye Yayıncılar Birliği önderliğinde meslek örgütleri, kutuplaştırıcı duruşları terk edip, kitap dünyasının ve okuma kültürümüzün zarar görmemesi için ciddi bir dayanışma gerçekleştirildi. Ödemelerden yıkıcı indirimlere, kargo sorunlarından gelecek öngörülerine kadar hemen her konuda bilgi paylaşıldı. Uluslararası yayıncı birlikleriyle güçlü bir dayanışma içine girildi. 25-26 Haziran’da Türkiye Yayıncılar Birliği’nin çevrim içi düzenlediği 9. Türkiye Yayıncılık Kurultayı, gelecek umudumuzu güçlendiren bir organizasyon olarak yayıncılık tarihimizde yerini aldı. Yılın sonuna doğru, 7 Kasım’da Günışığı Kitaplığı da çevrim içi 10. Zeynep Cemali Edebiyat Günü’nde, pandemi nedeniyle mesleki dertleri katlanan yazar, çevirmen, editör ve illüstratör gibi yaratıcı emek sahiplerini, ayrıca yayınevi, kitapçı ve dağıtımcıları dinlememizi, dayanışma konusunda ayrıntılı düşünmemizi sağladı.

Günışığı Kitaplığı, uzun vadeli yıllık planlamalarla çalışan, sık toplantılarla manevralar yapabilen ve ortak akılla hareket eden bir yayınevi. Bu alışkanlığımız, pandemi yılında gerçekten büyük yarar sağladı. Mart ayından başlayarak “evden” çalışma modeline hızla geçebildik ve neredeyse bütünüyle online mağazacılık üzerinden süren ticari ortama ayak uydurduk. Hem yeni kitaplarımız hem de tekrar baskılarımız mart-haziran arasında kısmen duraklasa da, haziran ayıyla birlikte eski ritmine kavuştu. E-kitap koleksiyonumuz zenginleşti. Öte yandan, özellikle karantina döneminde eğitimciler ve kütüphanecilerle, hatta ebeveynlerle daha sıkı bir iletişim sürdürdük, neler yapabileceğimizi birlikte düşündük, dijital olanaklarımızı geliştirdik. Yazarlarımız, karantina koşullarından çokça etkilenen ve daralan öğrencilerle çok sayıda çevrim içi buluşma gerçekleştirdi. Doğrusu ya, bu yeni kucaklaşma biçiminden karşılıklı keyif alındı. Ancak, evin okulun yerini alamayacağını ülkecek deneyimlediğimiz gibi, kitaplarımızı Anadolu’nun bütün kitabevlerine, ücra köşelerdeki okullara ulaştırmada yaşadığımız çıkmaz da hepimizin en üzücü meselelerinden biriydi kuşkusuz. Ancak, bu meseleyi korsan kitap PDF’leriyle “sözde” çözmeye kalkışanlar oldu. Korsan yayıncılık adeta olumlandı; bazı kitapların tamamını okuyanların videoları ortalığı birbirine kattı. Hatta yayınevlerine, kitaplarının PDF’lerini vermeleri için baskı yapıldı. Bazı eğitim yayıncılarının büyük bir özveriyle ücretsiz paylaşıma açtığı dijital içerikler gibi, edebiyat kitaplarının da hemen çevrim içi dolaşıma açılması beklendi. Telif hakkı ihlallerinin yanı sıra kalıcı bir kültürel değer olan kitabı değersizleştiren bu taleplerle mücadele etmenin gereği de, pandeminin yarattığı dayanışma ikliminde bizleri üzdü elbette.

2- Okurlarımızla yoğun olarak online platformlar üzerinden, e-ticaret yoluyla buluştuğumuz, gerçekten tuhaf bir yılı geride bıraktık. Dilerim, 2021’de okullarda, fuarlarda yine yüz yüze gelmek, kucaklaşmak mümkün olsun; okurlarımız kitaplarımızı yine kitabevi raflarında da inceleme şansı bulsun. Miniklerin resimli öyküleri karıştırdığı, ebeveynine ayaküstü okuttuğu kitapçı günleri bu yıl yaşanamadı, ama biz yine de onları düşünerek tam resimli kitaplarımıza yenilerini katmayı sürdürdük. İyi de etmişiz. Ahmet Büke ve Merve Atılgan ikilisinin “Zeyno Kitapları” koleksiyonuna eklediği yeni öykü Paspas Tepemde Kapiş Paçamda, Selen Aydın ve Huban Korman ikilisinin hepimizi gülümseten öyküsü Karanlıktan Korkan Mum ve Öpücük Ne Renktir? kitabıyla herkesin çok sevdiği Rocio Bonilla’nın En Sevgili Süper Kahraman’ı (çev. Halil Türkden) çok renkli dünyalarıyla ilgi çekti. Onlar kadar sık aranan bir kitap çiftimiz de, dünyaca ünlü sanatçılar Davide Cali ve Benjamin Chaud’un ilginç mini dizisi “Okuldaki Hayalci” (çev.Alara Beykan) oldu. Bu özel yılda da şiir kitabı inadımızdan vazgeçmedik: Şair Çiğdem Sezer’in bin bir duyguyla örülü şiirlerini Kahkaha Keki adı altında, sanatçı Sadi Güran’ın desenleriyle çocuklarla buluşturduk.

Doğanın hunharca hırpalandığı, hadsizce katledildiği ülkemizde çocukların dünyasında doğa sevgisini her gün yeniden inşa etme görevimiz olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle koleksiyonlarımız giderek daha fazla doğa, iklim, insan üçgenine duyarlı kitaplarla biçimleniyor. Bu tür kitapların çocuklar tarafından da sevilerek okunduğunu deneyimledik.

Her yaş için yazabilen ödüllü yazarlarımızdan Müge İplikçi’nin doğaya ve insana dair lirik bir hikâye anlattığı Günaydın Bendi (res. Huban Korman) bu yılın ilgi gören kitaplarından oldu. İtalyan Andersen ödüllü yazar Luigi Ballerini de, Doğaya Fısıldayan Çocuklar (çev. Tülin Sadıkoğlu) adlı kitabıyla çocukları, doğanın kalbinde geçirilen unutulmaz tatillere, iz bırakan arkadaşlıklara götürdü.

Doğayı ve insanları derinlemesine gözlemleyerek öyküleştiren İrem Uşar’sa Eksik Dünya BALTI’yla (res. Ceyda Karlı) bizleri yeraltında saklı fantastik bir dünyaya davet etti. Parçası olduğumuz doğada hepimizin saklı birer “güç hayvanı” ile eşleştiğimize işaret etmesi, okurlarını etkiledi. İrem Uşar, bu zorlu yılın sonunda Ali, Cavid’e Karşı (res. Huban Korman) adlı uzun öyküsüyle de COVID-19 pandemisini bir çocuğun gözünden öyküleştirdi. Bir öyküyle çocuklara sağlığımızla doğrudan ilgili gerçekleri ve hatta uyarıları da anlatmak deneyimi farklıydı. Kitap, aralık ayı başında raflara hızlı bir giriş yaptı ve ilgiyle karşılandı.

Öte yandan, cinsiyet eşitsizliğine, ailede iş bölümüne gülümseterek yakınlaştıran bir çocuk romanımız, pandemiyi etkisizleştiren bir etki yarattı ve Leyla Ruhan Okyay’ın Ev Değil Çarşamba Pazarı (res. N. Melis Eraydın) çok okundu. Zengin temalarla ördüğü çocuk romanlarıyla sevilen Ömer Açık, yeni kitabı Yaz Gezgini ile Hapşu Teyze’de keşiflerle dolu bir yaz tatili hikâyesi anlattı. Eğitimci yazar Gürsen Özen’se, ikinci öykü kitabı Lokumlu Masa’da çocukluğun renkli hâllerini, eğlenceli kurgularla ve neşeli bir dille yansıttı. Tüm dünyada modern bir klasik haline gelen Brigitte Labbé’nin “Çıtır Çıtır Felsefe” dizisi, Kahkaha ve Gözyaşları’yla (çev. Azade Aslan) 32. kitaba ulaştı. Çocukların fuarlarda en çok aradıklarından olan bu koleksiyonun yeni kitabını, fuarsız geçen yılda okurlarına kavuşturmayı başarmak sevindiriciydi.

Yılın büyük sürprizi, Kraliçe’yi Kurtarmak ve Haritada Kaybolmak romanlarıyla ülkemizde milyonlarca okura ulaşan Vladimir Tumanov’un yeni kitabı Asılı Dağ’ın Kâhini’ydi (çev. Mine Kazmaoğlu). Dünyadailk kez Türkçe yayımlanan ve peş peşe baskı yapan roman, kehanetine inanılmayan felaket habercisi Kassandra efsanesine mesnetleniyor. Yazıp resimlediği kitaplarıyla çocuk edebiyatımızın köşe taşlarından olan Behiç Ak okurlarınıbu yıl da bekletmedi: Yazarı roman kahramanlarıyla buluşturduğu Altı Kırk Dört Dalgası, daha şimdiden yılın en çok okunanlarından oldu. Bu yıl “Köprü Kitaplar” koleksiyonunun 22. kitabında çağdaş edebiyatımızın önemli yazarlarından birini daha ağırladık: Yunus Nadi Öykü Ödülü sahibi Murat Yalçın ilkkez, bir büyüme öyküsü sayılacak Oralı Olmamak ile çocuk okurlar kazandı ve sevildi. Haliç vapurlarının Van Gölü’ne götürülmesi gerçek hikâyesini hatırlatan Çok Uzak Bir Deniz (res. Yusuf Tansu Özel) romanıyla Şener Şükrü Yiğitler, Günışığı Kitaplığı’nın yeni yazarlarından oldu. Defterdar ve Sütlüce vapurlarının öyküsü, yetişkin okurları da etkiledi. ON8 okurlarına ulaşan kitabımız Kutu’ydu (çev. Azade Aslan). Saygın ödüllere değer görülen, Fransız Nathalie Le Gendre’ın Türkçedeki bu ilk romanı, bilimsel bir deneyde kobay olmak uğruna yaşamını tehlikeye atan kahramanıyla dikkat çekti.

3-2021, Günışığı Kitaplığı’nın 25. yılı. Bunca yıldır coşkumuz eksilmedi, tersine katlanarak sürüyor: “Yaşasın çocuk ve gençlik edebiyatı” bayrağımız hep en yukarıda dalgalanıyor. Yaşam bizlere ölümcül sürprizler sunsa da, dünya üzerinde sürdürülebilir insan kültürünün en önemli bir parçalarından biri, hiç kuşkusuz, edebiyat. Yazılı da, dijital de, edebiyat hep var olacak. “Çocuğun, gencin edebiyat adası” Günışığı Kitaplığı’nın da bu kültürün bileşeni olarak sonsuzca iz bırakacağını hissetmek bizleri gururlandırıyor.

Kutlamalarımızı okurlarımıza sunacağımız yenilikler ve tabii güzel kitaplarla taçlandıracağız. Öte yandan, eğitimcileri ve kütüphanecileri kucaklayacak 14. Eğitimde Edebiyat Semineri’miz de; yazarı, çizeri, çevirmeni, yayıncısı, tüm sektörel aktörleriyle yayıncılık dünyamızı yine bir araya getirecek 11. Zeynep Cemali Edebiyat Günü’müzde özel önem taşıyacak. Tüm yurttan 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin katılacağı 11. Zeynep Cemali Öykü Yarışması’nın takvimi de “doğa sevgisi” temasıyla işlemeye başladı bile. Son başvuru tarihi: 25 Mayıs 2021.

Pandeminin piyasalarda yarattığı büyük çatlaklar muhtemelen yeni yılda da derinleşecek ve okurlarımızın alım gücü zarar görecek. Şu anda ne yazık ki önlenemez görünen bu gerçeklerin üzerine kurmak zorundayız planlarımızı. Günışığı Kitaplığı’nın, bilinmezlerle dolu 2021’de çocuklarla buluşturacağı yeni kitapların, düşündürücü olduğu kadar eğlendirici, gülümseten kitaplar olmasını da ayrı önemsiyoruz. Bu anlamda, Behiç Ak ve Vladimir Tumanov çocuklara yine kitaplarıyla seslenecekler. “Köprü Kitaplar” koleksiyonu iki önemli yazarı ağırlayacak: Berna Durmaz ve Sibel K. Türker. İkisi de, çocuk ve gençlik edebiyatımıza nitelik kazandıracak romanlara imza attılar.

​Günışığı’nın sevilen yazarları Çiğdem Sezer, Mine Soysal, Yeşim Saygın, Hacer Kılcıoğlu, İsmet Bertan, Gülsevin Kıral ve Kaan Elbingilde 25. yılımızı kitaplarıyla kutlayacaklar. Günışığı Kitaplığı’nın resimli öykü türündeki koleksiyonu çok sevilince, bu yıl da küçüklere –ve tabii ebeveynlerine– çeşitli sürprizler hazırlama cesareti bulduk. Ayrıca, resimli uzun öyküler de programımızda. Türkiye’den de, yurt dışından da yeni yazarlarla dolu bir yıl olacak. Roccio Bonilla sevenlerini bu yıl da sevindirecek. Günışığı ailesine yeni katılan Saliha Nilüfer’in fantastik romanı ve Dilek Emir’in resimli öyküleri besbelli yılı şenlendirecek. Çeşitli yaş gruplarına kitaplarıyla yurt dışından koleksiyonlarımıza yeni katılan yazarlar arasında ise, Katalan Maite Carranza, Yunan Vassiliki Vevrokopli, Amerikalı Lynne Kelly ve Shelley Persall sayılabilir. ON8’imiz ise, yeni yıla “öyküler” yayımlayarak başlayacak ve Füsun Çetinel’in öykülerinin ardından, bu türde kitaplara da yer verecek. İtalyan yazarımız Luigi Ballerini’nin hepimizi etkileyecek gençlik romanı yine çağın nabzını tutuyor. İyi ki, edebiyat var! Olmasaydı, illa ki keşfetmek zorundaydık!

İnkılâp Kitabevi – Pazarlama Müdürü Orkun Galolar

1- Pandemi sürecinden önce ağırlıklı satışlar fiziki mağazalar üzerinden yürüyordu. İnternet ve mağazalar arasındaki oran 1’e 3 / 1’e 4 gibiydi. Mağazalar süreç içinde kapanınca ağırlık internet sitelerine kaydı fakat onlar da sürece hazırlıksız yakalandığı için istenilen ölçüde büyüme olmadı. Yeni ve alternatif satış kanallarına yöneldik. Sesli kitap pandemiden önce de ilgi gösterdiğimiz bir alandı, daha fazla çeşitle geliştirdik. E-kitap konusunda da girişimlerimiz oldu. Pandeminin hemen başında organizasyonu eve taşımıştık, hâlen evden çalışmaya devam ediyoruz. Normalleşmeyle birlikte kitabevleri tekrar açıldı fakat giren kişi sayısı eskiye göre düşük. Bunun için alternatif satış alanları oluşturmaya çalıştık. Son süreçte yaşadığımız yeni yasaklarla en hareketli olması gereken ayları yeni planlar yaparak geçiriyoruz. 2021 umarız bu yıldan daha iyi geçecek.

2- Haziran ayına kadar bastığımız fakat okuyuculara sunamadığımız kitaplar oldu. Daha sonraki süreçte yaklaşık 20’ye yakın yeni kitap çıkardık. 2021’de 94. yılını kutlayacak, Türkiye’nin en eski yayınevlerinden biri olarak, 20 bini aşkın çeşidimizle öncü ve yenilikçi çalışmalar içerisindeyiz. Bu yıl çok sevdiğimiz bir yazar olan Zülfü Livaneli’nin kitaplarını yayımlamaya başladık. Salgın öncesi mayıs ayında çıkarmayı planladığımız Kaplanın Sırtında romanını erteledik. Fakat sırayla daha önce basılmış kitaplarını yeni edisyonlarıyla çıkarmaya başladık. Tüm kitapları sırayla okuyucuya sunulacak. Salgın sürecinde okurlar ilk başlarda daha çok kişisel gelişim ve psikoloji kitaplarına yönelmişlerdi. Daha sonra roman, hobi ve çocuk kitaplarına ilgi gösterildi. Zülfü Livaneli’nin Konstantiniyye Oteli ile Son Ada’sı, Aslı T. Kızmaz’ın Olmasa da Olur’u, Beyhan Budak’ın Senin Suçun Değil’i, Metin Uca’nın Tanrı Vermiş Pırasa Hiç Yenir Mi Yarasa!?’sı, Haluk Tatar’ın Dikili İlişkiler’i, Başak Sayan’ın Sen Değişirsen Her Şey Değişir’i ve Buğra Gülsoy’un ilk kitabı 1. Kıymet’in devamı olan 2. Kıyamet’i en çok ilgi gören kitaplarımız oldular.

3- Aşı bekleyişiyle birlikte sürecin normale dönmesi daha sürecek gibi. Biz de olasılıklara göre çeşitli senaryolar ürettik ve bu doğrultuda hazırlıklar yapıyoruz. Evet, çok sayıda nitelikli eserle 2021’e hazırız. Özellikle Zülfü Livaneli’nin uzun yıllar sonra yazdığı ilk romanla okuyucu buluşturmak ilk planımız. Sözlükten edebiyata çok çeşitli alanlarda sürprizlerimiz olacak. Bunlarla ilgili gelişmeleri zaman içerisinde duyuracağız.

İthaki Yayınları – Yayın Yönetmeni Alican Saygı Ortanca

1- İlk vakanın açıklandığı haftadan beri evden çalışıyoruz. Bunun hem avantajlarını hem de dezavantajlarını bu süreç boyunca deneyimlediğimizi düşünüyorum. Sürecin farkında olan, yeniliğe açık birçok yayınevi sahibi aslında bu işin çok büyük bir kısmının evden de yürütülebileceğinin, yayınevinde üretilen işlerin mesai süresiyle sınırlanamayacağının, gerektiğinde uzun ek mesailerle kitapların yayıma hazırlandığının net biçimde farkına vardılar. Bununla birlikte her işi online yürütmek kaçınılmaz aksaklıklara yol açtı ama bir süre sonra bu yeni düzene de yayınevi olarak alıştığımızı düşünüyorum. İthaki özelinde ise hem çalışma alanımız hem de en önemli sosyal çevrelerimizden biri olan yayınevinden uzakta kalmak bizi nispeten zorladı. Yayıma hazırlanmış ve raflara çıkmış kitapları uzun süre görememek de bizde bir boşluk hissi yarattı. Bu sene en çok yokluğunu hissettiğimiz şeylerden biri de, ekipçe katıldığımız ve okurlarla yüz yüze temas hâlinde olduğumuz, tüm o yoğun çalışmanın geri dönüşlerini aktif olarak aldığımız kitap fuarlarının olmayışıydı. Bunlar dışında, ilk birkaç ay kitap yayımlamayı nispeten yavaşlatsak da yaz itibariyle eski tempomuza döndük ama yine de kaçınılmaz olarak daha temkinli, okurların daha aşina olduğu türlerin ve yazarların kitaplarıyla üretimi sürdürdük.

2- İthaki, backlist’i güçlü bir yayınevi. Okurlar da karantinanın başlangıç sürecinde çoğunlukla bildikleri veya bir şekilde duydukları eserlere yönelip onları okumayı tercih etti. Sene içerisinde yayımladığımız yeni kitaplarda da okumayı sevdikleri türlere ya da yazarlara yöneldiler. Kendi açımızdan daha net bir değerlendirme yapacak olursam, tüm bu olağandışı şartlardan dolayı olsa gerek, kıyamet ve kıyamet sonrası anlatıları öncesine göre daha çok ilgi gördü. Madeline Miller’ın yazdığı ilk kitap olmasına rağmen bizim Ben, Kirke’den sonra yayımladığımız Akhilleus’un Şarkısı, aynı mitolojik hikâyeyi farklı bir bakış açısıyla anlatan Kızların Suskunluğu, çeviri edebiyata önemli bir katkı olduğunu düşündüğümüz, Booker ödüllü Sütçü, Christopher Tolkien’in ölmeden önce hazırladığı son J.R.R. Tolkien kitabı olan Gondolin’in Düşüşü, korkutucu biçimde yaşadıklarımızı tahmin etmiş Ling Ma’nın Salgın’ı ve sene sonu itibariyle tamamladığımız “Dune” serisi daha çok ilgi gören kitaplarımızdandı.

3-Etkilerini ister istemez göreceğiz. 2020’de yaptığımız gibi en azından birkaç ay yine temkinli ilerlemeyi düşünüyoruz. Ama bu demek değil ki yeni yazarlar yayımlamayacağız. Özellikle dünya edebiyatında ve spekülatif kurguda bol ödüllü ve aykırı kitaplar yayın programımızda. Sanıyorum ki 2021, yeni yazar konusunda, İthaki’nin en yoğun yılı olacak.

İthaki Çocuk – Yayın Yönetmeni Alkım Özalp

1-Mart ayında ilk vakanın açıklanmasıyla ofisimizi kapatıp evden çalışmaya başladık, hâlâ da bu düzende devam ediyoruz. Bütün dünya bu salgınla mücadele ediyor ancak eksik ya da zamanında alınmayan önlemler nedeniyle ne yazık ki bir sürü can kaybı yaşandı, yaşanıyor. Hastalanan ya da kayıplar yaşayan insanların dertlerinin yanında bizimkiler hiçbir şey ama özellikle çok uzun zamandır ofise gidip gelerek çalışmaya alışanlarımız için değişik ve zorlayıcı bir süreç oldu. Resimli ve oyuncaklı çocuk kitaplarında editör ve yayın yönetmeninin grafikerden uzak olması da gerçekten çok zormuş JYan yanayken 5 dakikada halledebileceğimiz işler, sayfalar dolusu düzelti olarak mail ile gidip geliyor sürekli…

Yayınevi olarak salgının başından beri kitap satışlarında yaşanan genel düşüşten biz de etkilendik. Fuarların, okul etkinliklerinin ve imza günlerinin iptal olması tabii ki bütün dinamikleri değiştirdi. Şu anda sadece internet ve kitabevi satışlarıyla ayakta kalmaya çalışıyor bütün yayınevleri. Süreci hep birlikte, en az hasarla atlatmayı umuyoruz.

2-Diğer yıllara göre çocuk kitaplarında yapılan tercihlerde büyük değişiklikler meydana gelmedi aslında. Çocuklar yine ilgi alanlarına göre kitap okumaya devam ediyor. Bu yıl içinde toplan 60 kitabımızdan 13’ü tekrar baskı yaptı. Pablo Neruda’nın çocukluğundan esinlenerek yazılmış Hayalperest, uzun yıllardır öğretmenlik yapan Nehir Yarar’ın yazdığı Tut Elimden Atatürk ve okul listelerine giren kitaplarımız, diğerlerine göre stoklarını daha çabuk erittiler.

​​3-Salgın nedeniyle yayın programımızda bir değişiklik yapmayı düşünmüyoruz. Yine çocukların okumaktan keyif alacağı, ailelerin ve öğretmenlerin gönül rahatlığıyla tercih edeceği kitaplar üretmeye devam edeceğiz.

Karakarga Yayınları – Genel Yayın Yönetmeni M. K. Perker

1- Koronavirüs pandemisi bütün yayıncıları, dolayısıyla yazar ve çizerleri de ziyadesiyle etkiledi. Kitapçıların kapalı olmasından kaynaklı satış grafiklerindeki düşüş değil sadece, yazar – çizerlerin ve okurların bir araya gelememesi de yayın dünyamızı kurak topraklara dönüştürdü.

2- Bu sene Karakarga’nın en çok ses getiren kitapları Mahir Ünsal Eriş’ten Öbürküler; Pedrosa’dan Ekinokslar; Yıldırım Türker’den Bahçe, Adil Yıldırım’dan 50 Maddede İlişkiler; Murat Nedim’den Harari; Ayşen Şahin’den Olay Şöyle Oldu ve “Rağmen” kitap dizisi oldu diyebiliriz.

​​3- Bence pandeminin ekonomik etkileri 2020’de de sürecek. Ancak belki yaz sonuna doğru biraz normalleşmeyle birlikte yazarlar ve çizerler ve tabii yayınevleri artık çeşitli etkinliklerle artık bir araya gelmeye başlarsa harika olur.

Kırmızı Kedi Yayınevi – İletişim Müdürü Masum Gök

1- Her sektörde olduğu gibi yayıncılık dünyası da koronavirüs salgınından etkilendi. Neticede “hayata dair” bir faaliyet içindeyiz ve bize göre iyi veya kötü bu salgından etkilenmeyen kimse veya hiçbir sektör yoktur. Sokağa çıkma yasakları, sınırlamalar, mağazaların kapanması… Her şeye etki ettiği gibi kitap satışlarına da etki etti. Aynı zamanda dövizin durdurulamaz yükselişi de yine sektöre tesir etti.

Bu süreç kitap dünyasının dijital dünya ile daha yakın bir ilişki kurmasının gerekliliğini bizlere net olarak gösterdi. Bunu sadece kitapların online platformlardan satışı olarak söylemiyoruz. Kitapların dijital alandaki tanıtımlarından yayınına kadar geniş bir alandan söz ediyoruz. Yayınevi olarak önümüzdeki süreçte dijital dünya ile daha koordineli bir çalışma yürüteceğiz.

2- Yayımladığımız günden beri okurun ilgisini hiç kesmediği ve gün geçtikçe daha da artırdığı Jose Saramago’nun Körlük ve Görmek adlı romanları pandemi döneminde de oldukça ilgili gördü. Bunun dışında Kirpinin ZarafetiMetastazDayının Casusları ve nihayet Cendere (Metastaz 2) yoğun ilgi gören diğer kitaplarımız oldu. Özellikle mart ayında yaşanan ilk evlere kapanma döneminde, edebiyat kitaplarımıza ilginin arttığını belirtebiliriz.

3- Sadece Kırmızı Kedi için ve yayıncılık için değil, her alanda etkisini göreceğiz. Çünkü öyle veya böyle sonlanmış bir şey değil ve devamında ne olacak kestirmek hâlâ biraz güç. Bu durumda, gelecek yayın döneminin pandemiden etkilenmemesi imkânsız… Önemli olan bunu mümkün olduğunca verimli hâle getirebilmek. Bunun için gayret gösteriyoruz. Şu an için, yazar ve kitap ismi vermeyelim ama 2021 yılı için okurlarımıza sürprizlerimiz olacak.

KAYNAK: artfullliving.com / Begüm Kakı

Önceki İçerikNEW YORK CADILARI
Sonraki İçerikÖMER ERDEM KİMDİR?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
İsminizi buraya girin

Gözden Kaçırmayın