Ana Sayfa ÖZEL HABER Yüzbaşı Yakup kimdir? Eşref Paşa kimdir? İşte Vatanım Sensin Yakup Yüzbaşı'nın...

Yüzbaşı Yakup kimdir? Eşref Paşa kimdir? İşte Vatanım Sensin Yakup Yüzbaşı’nın efsaneleri ve Atatürk’ün o sözleri…

Türkiye’nin sevilerek izlenen ve kısa sürede büyük beğeni toplayan her hafta izleyicisinin birinci yaparak ödüllendirdiği dizisi Vatanım Sensin’de yeni bir karakter karşımıza çıktı bu. Bu karakter dizi izleyicilerinin pek de yabancı olmadığı bir isim olsa da canlandırdığı karakter olarak tabii ki merak uyandırdı. Türkiye’nin yine beğenerek izlediği Behzat Ç. dizisinin oyuncularından Harun’du bu isim. Milyonlarca izleyicinin hemen ‘Aaaaa Harun’ dediği Fatih Artman’ın canlandırdığı karakter olan Yüzbaşı Yakup ise hafızalarda büyük soru işareti oluşturdu ve herkesin ‘Yakup Yüzbaşı kimdir’ sorusunu kendisine sormasına neden oldu.


Yayınlandığı ilk bölümden bu yana büyük beğeni toplayan Vatanım Sensin dizisi daha önce de Eşref Paşa karakteriyle gündeme bomba gibi düşmüş pek çok kişinin ‘Eşref paşa kimdir? Gerçek hayatta neler yapmıştır’ sorularını yöneltmesinin ardından bu hafta hafızalarda ikinci bir soru belirdi o da ‘Yakup Yüzbaşı kimdir’ ‘Yakup Yüzbaşı hangi savaşlarda bulundu, Kurtuluş Savaşı’nda var mıydı rolü neydi hangi cephedeydi soruları oldu.

İŞTE EŞREF PAŞA VE YAKUP YÜZBAŞI KİMDİR SORULARININ CEVAPLARI…

EŞREF PAŞA KİMDİR? (HACI MEHMET EŞREF PAŞA)

Gerçek ismi Hacı Mehmet Eşref Paşa, halk arasında Eşref Paşa olarak tanınmıştır. Eşref Paşa 1895-1907 yıllarında İzmir Belediye (Başkanlığı) Reisliği yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. İzmir’in ünlü semtlerinden Eşrefpaşa onun adını taşımaktadır. II. Abdülhamid Han’ın tahta çıkmasının 25. yılı sebebiyle Konak Meydanı’nda inşa edilen ve günümüzde de İzmir’in sembollerinden biri haline gelen Saat Kulesi de onun katkılarıyla yapılmıştır. Pek çok kişi Eşref Paşa’yı 1820-1894 yılları arasında yaşayan, Trabzon ve Selanik valilikleri görevlerinde bulunmuş, Namık Kemal’e Namık adını veren, kendi divanı da bulunan şairlerden Aslanpaşazade Eşref Paşa ile karıştırmaktadır. Şehit olan Org. Eşref Bitlis de, Eşref Paşa olarak anılmaktadır.

Eşref Paşa, Suriye’de Vali yardımcılığı görevini yürütürken sık sık Hicaz’a gittiği için kendisine ‘Hacı’ lakabı konulmuştur. 1895 yılında vekaleten geldiği İzmir Belediye Başkanlığı görevini dönemin İzmir Valisi Kıbrıslı Mehmet Kamil Paşa tarafından uyumlu çalışmaları sebebiyle Belediye Reisliği kendisine tevdi edilmiştir. Eşref Paşa 1907 yılına kadar görevde kalmış, sağlık nedenleriyle görevinden ayrılmıştır. Eşref Paşa, İzmir’de belediye başkanlığı döneminde önemli ve hayırlı işler yapmıştır. Ancak en önemli girişimi bugün Fevzipaşa Bulvarı olarak anılan caddenin açılışını planlamak oldu. Bulvarın açılışı ise ancak Cumhuriyet döneminde gerçekleşebildi.

Eşref Paşa’yı özellikle kentte bulunan Müslüman ve Museviler çok severdi. Ama sevmeyenlerin başında esnaf geliyordu. Çünkü esnafa ciddi baskılar uyguluyordu. Kayıt dışı ekonominin üzerine ciddi bir baskı yapan Eşref Paşa bu nedenle esnaf tarafından çok sevilmezdi. Yerel yönetime gelir sağlamak için de esnafa sürekli vergiler uyguladığı da iddia edilir.

YÜZBAŞI YAKUP KİMDİR?

İstanbul, İttihat ve Terakki’nin fedailerinden olan Yakub Cemil, Çerkes ve Lezgi kökenli bir Osmanlı subayıdır. 1883 doğumlu olan Yüzbaşı Yakup, 1903’de Teğmen rütbesiyle Harp Okulu’ndan mezun oldu. İlk görev yeri Manastır’da konuşlanan 6. Nizamiye Piyade Tümeni idi. Burada Enver Paşa’nın emrinde bulunmuş ve hayatı boyunca da Enver Paşa’nın en yakınındaki adamlarından biri olmuştur. II. Meşrutiyet dönemine kadar bu bölgede görev yaptı. Bulgar, Sırp, Yunan, Arnavut çetelerine karşı mücadele etti. Gayri Nizami Harp tecrübesini bu dönemde kazandı. İttihat ve Terakki’ye katılması da yakın arkadaşlarının etkisiyle aynı dönemdedir. İhtilalin ardından İttihat ve Terakki cemiyetince 1909 yılında İran’a gönderildi. Görevi daha önceden kaldırılmış olan meşrutiyeti yeniden ilan ettirmek üzere yeraltı faaliyetlerinde bulunmaktı. Yol boyunca, bölgedeki kürt aşiretlerinin desteğini toplayarak ilerledi. İranlı meşrutiyet yanlıları ile işbirliği yaptı. 31 Mart olaylarının patlak vermesiyle İstanbul’a çağrılınca görevini bırakmak zorunda kaldı. İsyan bastırıldıktan sonra Ermeni ayaklanmaları sebebiyle müfettiş-i umumi olarak Adana’ya gönderildi. 1910’da gazeteci Ahmet Samim Bey’e düzenlenen suikastın faili olduğu iddia edildi ancak bu iddia ispatlanamadı. İstanbul günlerinde İttihat ve Terakki yönetimi ile ters düştü ve İtilaf devletleri ile barış için İttihat ve Terakki hükümetini ikna, bu mümkün olmazsa darbe ile devirme planları yaptı. İttihat ve Terakki hükümetini dağıtmak, İtilaf devletleri ile barış yapacak bir hükümeti yıkmak istiyordu. Başkomutan ve Harbiye Nazırı adayı ise Mustafa Kemal’di. İttihat ve Terakki içindeki entrikaların sonucunda Talat Bey grubunun Enver Paşa’yı kandırması sonucunda hükümeti devirmeye teşebbüs ve Harbiye Nazırı Enver Paşa’ya suikast suçlamasıyla tutuklandı. Enver Paşa, Yakub Cemil’in idam edilmesinden yana değildi. Ancak Enver Paşa’nın yurt dışında bulunmasını fırsat bilen Talat Paşa, Yakub Cemil’in idamına karar verdi. 11 Eylül 1916 günü kurşuna dizilerek idam edildi.

YÜZBAŞI YAKUP EFSANELERİ

Beyazıt’tan Kağıthane’ye idama yaya götürülürken, Yolda bir karpuz arabasını çevirmiş, “asker evlatlarım susamışlardır” diyerek idam mangasına karpuz ısmarlamıştır. İdamında vücuduna 14 mermi saplanmasına rağmen yarım saat boyunca can vermediği söylenir.

Vücudundan sızan kanların toprağa önce vatan yazdığı efsanesi türemiştir.Atatürk, Trablusgarp’da yaşanan olaydan dolayı çok sevdiği Yakub Cemil’e çok kızmıştır, onun hakkında şu sözü sarf ettiği söylenir. “Eğer bir gün bir ihtilal yaparsam yanıma alacağım ilk adam Yakub Cemil’dir, ihtilalden sonra da ilk asacağım kişi de yine Yakub Cemil’dir.”

Yakub Cemil’in idamının ardından Atatürk, Ali Fuad (Cebesoy)’a şunları söylemiştir: “Yakub Cemil asılmış. Sebebi de ben başkomutan vekili ve harbiye nazırı olmadıkça kurtuluş yoktur demiş. Dediğini yapmış bile olsaydı ben İstanbul’a gittiğimde ilk iş olarak Yakub Cemil’i cezalandırırdım. Eğer ben o ve onun gibiler tarafından iktidara getirilecek bir adamsam, adam değilim!”

VATANIM SENSİN OYUNCULARI KİMLERDİR?

Vatanım Sensin Oyuncuları

Oyuncular: Halit Ergenç (Cevdet), Bergüzar Korel (Azize), Onur Saylak (Tevfik), Senan Kara (Veronika), Baki Davrak (Vasili), Şebnem Hassanisoughi (Eftelya), Celile Toyon (Hasibe), Boran Kuzum (Leon), Pınar Deniz (Yıldız), Miray Daner (Hilal), Kubilay Aka (Ali Kemal), Hakan Salınmış (Eşref), Aslı Omağ (Marika), Mert Denizmen (Yinon), Yasemin Szawlowski (Eleni), Emre Şen (Hacimihalis), Ercan Yazgan (Hristo)

Halit Ergenç – Cevdet

Vatanı için yiğit bir asker, çocuklarına şefkatli bir baba, karısına tutkun bir aşık, anasına ise hayırlı bir evlattır. Cevdet’in en büyük vasfı aynı zamanda zaafı: vazifesine olan tutkusu, kırılmaz inadı, erdemleri…

Bergüzar Korel

Yüzbaşı Cevdet’in karısı, Ali Kemal, Yıldız ve Hilal’in anası, Hasibe’nin kızı gibi sevdiği gelini, ahu gözlü bir balkan güzelidir. Hemşire olan Azize işi gereği soğukkanlı, kuvvetli, fedakar, yeri geldiğinde sert, ama her daim vicdanlı, sözünün eri, lafını sakınmayan, onurlu bir kadındır.

Onur Saylak – Tevfik

Gözü açık, hırslı bir Yüzbaşıdır Tevfik. Kaybedecek hiç bir şeyi,  tutunacak hiç bir değeri yoktur… Kan kardeşi Cevdet’in başarılarını içten içe kıskanır. Çocukken aşık olduğu kızla yıllar sonra Cevdet evlenir. Aşkını da içine atar Tevfik. “Düşmandan tehlikelidir, bazısının dostluğu…” demişler. Tevfik tam da bunun ispatıdır.

Senan Kara – Veronika

Yunan Komutanı Vasili’nin eşi, Leon’un annesi olan Veronika, yıllar önce ilk çocuğunu kaybettiği günden beri ruhunun bir yarısı eksik, kendi hafif esrik, bazen buhranlı, bazen şen kahkahalar atan, kocasına ise çok derine gömdüğü bir öfke barındıran, oldukça alımlı, delişmen tabiatlı bir kadındır.

Baki Davrak – Vasili

İzmir işgalini gerçekleştiren Büyük Yunan Komutanı Vasili, başarılı, gözü kara, zeki acımasız bir milis Kumandan. Gözünü kırpmadan oğlunu bile ateşe atacak kadar bağlı ilkelerine…

Şebnem Hassanisoughi – Eftelya

Bir meyhanede Rum şarkıcı olan Eftalya, neşeli, çekici ve temiz yüreklidir. Tevfik ile ilişkisini alenen yaşamak, onunla evlenmek ister ancak gözü Azize’de olan Tevfik onu her daim oyalar. Kullanıldığını anladığı anlar da dahi Tevfik’e olan hastalıklı aşkından vazgeçmez.

Celile Toyon – Hasibe

Yüzbaşı Cevdet’in annesi Hasibe, haram yemez, doğru, iffetli, istikametli bir Osmanlı kadınıdır. Torunlarının sivri dilinden nasibini aldığı ancak dizinde ağladığı, gölgesinde nefeslendiği köklü, asil bir çınar olurken gelini Azize’nin de yol göstereni, feneri olmuştur adeta.

Boran Kuzum – Leon

Büyük Yunan komutanı Vasili’nin oğludur Leon. Zeki, eğitimli, başarılı Leon’un hayattaki en büyük sorunu babasıyla olan ilişkisidir. Babasının gözüne girmek için elinden geleni yapar ama bunu asla başaramaz.

Pınar Deniz – Yıldız

Azize ve Cevdet’in güzelliği dillere destan olan büyük kızıdır. Hem şımarık, hem çocuk gibi, hem arzulu, hem mesafeli, hem kırılgan hem hoyrat bir edası vardır. İyi bir yaşam, herkesçe kabul gören bir hanımefendi olmaktır dileği.

Miray Daner – Hilal

Cevdet ve Azize’nin küçük kızı olan Hilal; zeki, cevval, meraklı, şiir sevdalısı bir genç kızdır. Hilal için vatan her şeyden kıymetlidir. İşgal dönemi İzmir’inde babasına layık olmak, onun gibi kahraman, kudretli ve adil olmak  hayattaki en büyük gayesi olmuştur.

Kubilay Aka – Ali Kemal

Cevdet ve Azize’nin 3 çocuğundan en büyüğüdür Ali Kemal. Babasına hayran bir çocuk olarak büyür. Onun gibi güçlü, kudretli, kahraman olmak, silah atmak, asker olmak ister… Lakin ailesine düşkün, bu ele avuca sığmaz oğlanın kaderi, bir gün duyduğu hakikatle değişir…

Gözden Kaçırmayın