2019 senesi ‘’Göbeklitepe Yılı’’ ilan edildi. Bu tarihi lokasyon geçen temmuz ayında UNESCO tarafından dünya mirasına dahil edildi. Siz de bu çok farklı dünyaya gitmek ve benzersiz bir deneyim yaşamak istiyorsanız, Göbeklitepe Halfeti Turu Şanlıurfa’da başlıyor.
Birinci Gün: Göbeklitepe Halfeti turu, Şanlıurfa’ya ulaştığımızda ilk olarak yöresel kahvaltı yapabileceğimiz Cevahir Konukevi’nde başlıyor. Kahvaltımızın ardından yaklaşık 45 dakikalık bir yolculukla Harran Ovası’nı takip ederek, bin yıllar boyunca bölgeye ve insanlık tarihine ışık tutmuş medeniyetin başladığı topraklardaki keşfimize başlıyoruz. İlk olarak ovanın merkezine kurulmuş zamanın en önemli kentlerinden biri olan, “Kesişen Yollar” anlamına gelen, Harran’ı ziyaret ediyoruz. Dünya’nın ilk İslam Üniversitesi kalıntılarını gezerken bir yandan rehberimizin anlatımlarını dinleyerek tarihe mistik bir yolculuk yapıyoruz. Ardından Harran deyince akla ilk gelen ve “Karınca Evler” olarak bilinen konik kubbeli yapıları ziyaret ediyoruz. Çekilen fotolar ve içilen mırraların sonrasında Harran’dan ayrılıp Han-el Babür Kervansarayı’na doğru yolculuğumuza başlıyoruz. Kervansaraydan günümüze ulaşan kalıntıları gördükten sonra Şuayb Peygamber’in şehri olarak bilinen bölgeye ulaşıyor ve buradaki gezimizi gerçekleştiriyoruz.
Yine kısa bir yolculuğun ardından ulaşacağımız, bin yıllardır yaşanmışlığın izlerini günümüze kadar ulaştırmış, Ay ve Güneş’e tapan insanlar olarak bilinen Sabiiler’in tarihteki en önemli şehri olan Soğmatar Antik Kenti, Mezopotamya’nın mistik dünyasını en iyi hissedebileceğimiz yerlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Gezimizde günlük yaşamla iç içe geçmiş binlerce yıllık yapılar göreceğiz. Sonrasında, yol bizleri insanlık tarihinin en önemli arkeolojik keşiflerinden biri olan, günümüzden 12 bin yıl öncesine dayanan, bilinen yazılı tarihin doğrularını derinden sarsan, ilk hac merkezi olduğu tahmin edilen Göbeklitepe’ye götürecek. Kazılarda gün yüzüne çıkan kalıntıları rehberimizin anlatımları daha da anlamlı hale getirecek.
Göbeklitepe gezimizin ardından otelimize geçip, kısa bir dinlenmenin ardından, yüz yıllardır Urfalıların hem sohbet ettikleri hem eğlendikleri bir gelenek olan Sıra Gecesine katılmak için otelimizden ayrılacağız. Göbeklitepe Halfeti turunun ilk gününü böylece son erdiriyoruz. Gecenin sonunda konaklamamız otelde olacak.
İKİNCİ GÜN: Göbeklitepe Halfeti turunun ikinci gününe, ülkemizdeki modern müzeciliğin en iyi örneklerinden biri olan Şanlıurfa Müzesi gezisiyle başlıyoruz. En eskisi 12 bin yıl öncesine tarihlenen buluntuların sergilendiği bu müze, zengin koleksiyonuyla bizleri adeta zaman yolculuğuna çıkarıyor.
Müze gezimizin sonrasında kısa bir yürüyüşle efsanelerle gerçeklerin iç içe geçtiği Balıklı Göl’e ulaşıyoruz. Hz. İbrahim’in hayatını ve Balıklı Göl efsanesini dinledikten, Balıklı Göl’ü, Ayn-el Zeliha Gölü’nü, Halil-ül Rahman ve Rızvaniye Camii’ni gezdikten sonra yine kısa bir yürüyüşle eski Urfa çarşılarının olduğu bölgeye gidiyoruz. Çarşıda verilen serbest zamanda alışverişlerinizi yaparken, Gümrükhan’a da uğrayıp dama, satranç oynayan bölge insanın görmenizi, oturup bir mırra içmenizi tavsiye ederiz. Geçirdiğimiz bu keyifli zamanın ardından rehberimiz sizleri Urfa kebaplarının tadına bakabileceğiniz Sembol Ocakbaşı’na götürecek.
Birecik: Öğle yemeğinin ardından, yaklaşık bir saatlik bir yolculukla Şanlıurfa’nın meşhur ilçesi Birecik’e ulaşıyoruz.Fırat Nehri’nin kıyısına kurulmuş olan bu ilçede hem Fırat’ı, hem de soyları tükenme tehlikesi altında olan kelaynak kuşlarının koruma altında tutulduğu Kelaynak Kuşları Koruma-Üretme Merkezi’ni görüyoruz.
Halfeti: Fırat’ı izleyerek Şanlıurfa’nın bir diğer ilçesi şirin mi şirin Halfeti’ye ulaşıyoruz. Fırat üzerine yapılan Birecik Barajı’nın su tutmasıyla birlikte, ilçe merkezinin büyük bölümü ve birçok köyü Fırat’ın sularına gömülen Halfeti’den bineceğimiz teknemizle kısa bir yolculuk yapıyoruz. Ortaçağ’ın en önemli kale kentlerinden olan Rum kaleyi ve sular altında kalan Savaşan Köyü’nü tekne içinden fotoğraflayabilirsiniz. Göbeklitepe Halfeti turunun en ilginç noktalarından biri burası. Yarısı suyun üstünde kalmış minaresiyle ilginç bir görüntü oluşturan köyde, artık kimse yaşamıyor. Tarihin başladığı, medeniyetlerin beşiği, peygamberlerin şehri olan bu coğrafyadaki turumuza yeni yılda mutlaka katılın.
